İncinen çocukluğunu, kırılganlığını, karanlıkta duyduğun sesleri uzay boşluğuna fırlatmak istersin.
Çok istersin
Ama yapamazsın.
Kendini yaşanmışlıklarından ayıramazsın.
Mesele çatlaksız, hasarsız, kusursuz olmak değildir çünkü. Mesele kırıkları onarmak, bozulan her neyse tamir etmek değildir.
Hayatta almaya cüret edebildiğin yere sahipsin. Sen kendine sürünün arkasında kalan topal koyun rolünü layık görürsen, hayat sana onun repliklerini verir, sen kınalarının tılsımın olduğunu bilirsen, hayat sana ışıldayabileceğin alanlar açar.
Ben tam tersiyim. İçimde sanki bir diyarı taşıyorum. Fikirler, okyanuslar, hayaller, yağmurlar, tamamlanmamış anlar, koşulmamış yollar var. Bir mürekkebe bin diyarı sığdıramıyorum.