Ne idim, ne oldum, acaba, niye ki?
Niçin aşklar yüreğimde yer değiştirdi? Hepsi
laf, gerçek olan şu ki, bizleriz anlamsız olan.
Hoşlanıyordum duygusallığımdan, derin bir
konuşmaya dalıp gitmekten yüreğimle
ve acılarımın bekçiliğini yapmaktan.
Başım önde, gözlerim gôzkapaklarımın
ardında; sanki bakmıyordum kaçamak da olsa çirkin ya da güzel yüzlere.
Korkuyordu bozulur diye eldeğmemiş,
pırıl pırıl o imge, yüreğine işlediği, tıpkı rüzgârda kımıldayan dalgalar gibi.