Pınar Saygın

Pınar Saygın
@Kitap_kokularii
Beklentimi karşılamadı.
2/10
·192 syf.··
2026 13. kitabı
Kitapla ilgili büyük bir beklenti içindeydim. Livaneli’nin kalemini hep sevmişimdir. Kitap hakkında okuduğum olumsuz yorumlara rağmen okumak istedim. Fakat şunu söylemeliyim ki tamamen zaman kaybıydı. Asla Livaneli’ye yakışan bir kitap değildi. Bir an durup bunu gerçekten livaneli mi yazmış dedim. Ne edebi dili vardı ne de duygu yüklü hikayesi. Karakterlere ısınamadım. Merak uyandıran bir konuyu o kadar kopuk anlatmış ki çok şaşkınım. Keşke okumasaydım. En azından Livaneli yi böyle hatırlamazdım.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma
Reklam
10/10
·500 syf.··
2025 8. kitabı
Bir köy Enstitüsü romanı.. Türkiye’nin aydınlanma sürecinde, köy enstitülerinde okuyan iki öğrencinin Sabiha ve Fikret’in hikayesi. Onların, aşkları ve vicdanlarıyla sınanışını, geçmişlerini, bugünlerini ve vatan sevgisini anlatan enfes bir roman. Köy enstitülerinin açılışından kapanışına, işleyişinden, benzersiz eğitimine ve Türkiye’nin 1940-1980 yılları arasında yaşadığı siyasi süreçler ile emperyalizmin eğitimimiz ve de toplumumuz üzerindeki etkilerinide dair eğitici bir roman. Bir roman düşünün ki sadece 8 sayfası kaynaklardan oluşuyor. Titizlikle araştırılmış, incelenmiş ve tarihimizi unutmayalım, okuyup öğrenelim diye yazılmış. Bana kalırsa her Türk’ün okuması gereken bir roman bu. Bir keşke de benim dilime düştü. Düşünüyorum da Köy Enstitüleri kapatılmasaydı, gelişip büyümeye devam etseydi Türkiye kimbilir hangi noktada olurdu ?
Edebiyat
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,973 okunma
8/10
·512 syf.··
2025 7. kitabı
Polisiye severler toplaşın acayip bi karakter var. Jack Reacher O yersiz yurtsuz, kimsesi ve bir adresi olmayan eski bir asker. Durmadan hareket halinde ve sürekli geziyor. Issız bir kavşakta ani bir kararla otobüsten iner ve yağmurun altında kilometrelerce yürür. Dinlenmek için girdiği restoranda cinayet şüphesiyle tutuklanır. Daha önce hiç gelmediği, tanımadığı bu kasabada bir yabancıdır. Asıl suçlular iftira atmak için çok yanlış adamı seçmişlerdir. Ben iyi bir polisiye okuru değilim. Pek okumam. Fakat bu kitabı sıkılmadan keyifle okudum. Kitapla ilgili okuduğum yorumlarda şunu gördüm ; fazla tesadüflerin olduğu, bu tesadüflerinde kurguda ki gerçeklik algısına zarar verdiğini düşenenler olmuş. Fakat bu beni rahatsız etmedi. Ben bir fantastik okuyucusu olaraktan ejderhalara inanmış bir insanım. Bu ne ki ! O yüzden hayatta her şey mümkün, tesadüflere inanmak gerek diyorum. Kitabı Amerikan yapımı aksiyon filmi izler gibi okudum.
MezbahaLee Child · Koridor Yayıncılık · 2025211 okunma
9/10
·464 syf.··
2025 3. kitabı
Tarihin kurgulandığı romantik kitaplar her zaman favorim olmuştur. Arkadya yayınlarının kitaplarını bu yüzden çok seviyorum. Keyifli bir şeyler okurken aynı zamanda öğreniyorsunda. Tarihi bilgim tamamen romanlara dayalıdır efendım bilesiniz. Lakin küçük görmeyiniz, kpss de tarihi ful çektim ben. Gelelim kitabımızın konusuna ; Porselen bir bebek kadar güzel, genç ve soylu bir kadın, idealist bir adama aşık olur ; Valentin. Fakat Tonya evlidir ve Valentin’in siyasi idealleri her şeyin önünde gelir. Bolşevik devriminin gerçekleştiği o günlerde Tonya ve Valentin’in yolları ayrılır. Fakat hayat onları bir çok kez aşklarıyla sınayacaktır. Kader onları tekrar bir araya getirecektir. Kitap günümüz ve geçmiş arasında paralel bir şekilde ilerliyor. Üç kuşak rus kadınının birbirleriyle bağlantılı hayat hikayesini anlatıyor. Kitaptaki karakterler, isim değişiklikleri okurken kafamı epey karıştırdı. İç içe geçmiş olaylar, gizemli ve tahmin edilemez oluşu her bölümü merakla okumama neden oldu. Sonu benim için süprizdi. Ayrıca kitap bittiğinde, her şey açığa kavuştuğu için derin bi nefes aldım. Keyifli okumalar dilerim.
Porselen BebekKristen Loesch · Arkadya Yayınları · 2024178 okunma
8/10
·520 syf.··
2025 1. kitabı
Dünyaya gelirken annesini kaybeden, üvey annesiyle büyüyen Afganistanlı Fereiba’nın hikayesi. Üvey annesi tarafından kullanılışı, okula gönderilmeyip evde ev işlerini bir hizmetçi gibi yaptırılışı, annesinin kendi çocuklarını sevip okuturken Fereiba’yı eziklemesi acayip zoruma gitti. Oysa ki Fereiba, gözünü açtığında üvey annesini görmüştü. Onun tarafından sevilmek istemişti. Çocukluğunda sevilmeyişi benim kalbimi çok kırdı. Ergenlik dönemine geldiğinde mutlu bir evlilik yapar. Görmediği sevgiyi kocası ve kayınvalidesinden görür. Fakat mutlulukları uzun sürmez. Afganistan’ın Talibanın eline geçmesiyle hayatı tekrar bir çıkmaza girer. Çocukları uğruna bir çok güçlükle başa çıkmak ve zor kararlar almak zorunda kalır. Afganistan’da yaşayamayacak hale geldiklerinde İngiltereye mülteci olarak gitmeye karar verir. Onlar için zorlu yolculuk süreci başlamıştır. Yeni doğmuş bir bebeği ve iki küçük çocuğuyla yalnız bir kadın olarak bu hiç de kolay bi yolculuk olmayacaktır. Mültecilere bakış açınızı değiştirecek, empati yapmanızı sağlayacak bir hikaye. İnsanları yerlerinden eden, onların tüm dünyada ikinci sınıf insan muamelesi görmelerine sebep olan, tüm hayatlarını ve mal varlıklarını geride bırakıp sefil bir hayatın içine iten bu düzen değişmeli. İnsanlar barış içinde huzurla yaşamayı öğrenmeli. İnsan, insanın yakasından düşmeli! Hüzünlü bir hikaye. Görmek, bilmek isteyenler okumalı. Keyifli okumalar dilerim.
Ay DüşerkenNadia Hashimi · Arkadya Yayınları · 2024521 okunma
Reklam