Zülal koç

Zülal koç
@Kitapayraci537
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Zülal koç

, 2018 okuma hedefini güncelledi.
2018 OKUMA HEDEFİ
0/10 kitap - %0 tamamlandı
Henüz kitap okumadı
10 kitap
0 sayfa
0 inceleme
0 alıntı
Oğuz Atay Korkuyu Beklerken'den " Unutulan"
Okuduğum korku hikayelerinden daha çok içimi ürperten, tüylerimi diken diken yapan bir hikaye... Oğuz Atay'ın bu hikayesi içimden bir parça alıp götürdü. Gerçekten bizlere bu hikayesinde nasıl bir yazar olduğunu gösteriyor. Bu kadar normal bir yazıyı kendi üslubuyla anlatması hikayeyi özel kılıyor. Kimileri için normal olan bu hikaye onun dilinden anlatılınca değer biçiliyor. Bakış açısı insanı insandan alıp başka diyarlara atıyor. Bu kadar sade bir yazıyı ancak Oğuz Atay gibi önemli bir yazarın kelimeleri süsleyebilir. Hikaye düz bir biçimde anlatıma başlıyor, bizi anılarıyla buluşturuyor. Sonra hikaye canlanmaya başlıyor. Ana karakter sevgilisini- hayatını- buluyor. Her şeyiyle dün gibi bildiği sevgilisini karşısında ölü buluyor. İşte burada başlayan anlatım tüyler ürpertici bir hal alıyor Anlatım karmaşık bir halde fakat yazı sade. İşte burada bile kendini özel kılıyor. Ana karakterin sevgilisini ( veya artık eski sevgilisi ) ölü bedeniyle anlatması bana, benim düşünceme en çok hitap eden yerdi. Gerçekten ustaca ve insanın bedenine işleyecek kelimeler kullanmış ve yine usta bir anlatımı var. Bir hikayeyi hikaye yapan yazarın görüşüdür bana göre. Bu hikayeyi özel kılan da Oğuz Atay'dır. Onun fikirleri ve kelimeleriyle canlanan bu hikaye herkesin hayatta bir kerecik olsa bile okuması veya en azından göz gezdirmesi gerekir. Oğuz Atay'dan öğreneceğimiz daha çok şey var...
SABAHATTİN ALİ /"HASAN BOĞULDU" HIKÂYESI
Sabahattin Ali'nin bir efsaneyi kaleme aldığı bir hikayedir. Hikaye içinde hikaye olarak anlatması okumak ve anlamak açısından zorlayıcı fakat insan ilk okumaya başladığında devamını merak ediyor. Yazar ağzından anlatılan bu hikaye efsaneyi adeta bir bulut gibi yükseltip başımızda dolaşacak bir hale getiriyor. Hikayede detaylara inmek onun uzunluğunu artırıp gözümüzü korkutsa da özellikleriyle hikayenin anlatılması hikayeyi daha bizden, içimizden biri yapıyor. Efsaneyi anlatan Hacer( Yörük kızı) dikkatimi çeken bir kişi oldu. Ne kadar bir efsaneyi anlatsa da adeta dün gibi yaşıyordu. Ancak Sabahattin Ali'nin üslubuna uygun bir hikaye olabilecek efsanedir. O ve onun kelimeleriyle süslenmiş bu hikaye kağıt üzerinde nefes alıp veriyor. Bir an kalkıp yürüyor sonra gelip tekrar yatağına yatıyor. Bu hikaye adeta yaşıyor. Okurken sıkıldığım halde her seferinde bir sonraki kelimeyi, bir sonraki cümleyi ve bir sonraki paragrafı merak ediyorum. Hani göz gezdirince anlayabildiğimiz hikayeler vardır ya, onun gibi sanıyorsun ilk baktığında. Ama bir gizem gibi seni içine çekiyor. Seni de o efsanenin içinde gösteriyor...