İmkanım olsa bu eseri çocuklarla ilgilenen herkesin okumasını isterdim, bu sebeple baştan tavsiye edeyim. Kitabın isminde de belirtildiği gibi sınır koymanın pek çok durumda ne kadar olumlu çözümler sunduğunu ve sinir krizlerini engellediğini görüyoruz. Tabii tutarlı ve disiplinli olmak da gerektiğinde esnemeyi bilmek de çocuk yetiştirirken kilit noktalar bunu kitaptaki örnek olaylar ve farklı bakış açıları üzerinden yazarımız çok net anlatmış. Tepkisel olup suçlamak yerine olayların üzerinden biraz zaman geçince duygusal bağ kurup çocuklara çözüm yolunu buldurmaya rehberlik etmenin önemine de çok güzel değinmiş. Ben bu kitabın çocuklarla ilgilenen herkese başta anne babalara yol gösterici olduğuna inanıyorum, ara ara açıp bakacağım pek çok kısmın da altını çizdim. Herkese tavsiye dostlara emir eserlerden.:)
İkinci kez okuduğum bu kitapta zekanın ne kadar tehlikeli olaylara yol açabileceğine tarihi bir gerçeklik üzerinden tekrar şahit oldum. Akıcı ve düşündürücü bir eser.
Matematiğe karşı ön yargılı mısınız? Günlük hayatta ne işimize yarayacak diye mi düşünüyorsunuz? Bu kitap size bu konularda mutmain edici cevaplar verecek onlarca örnekle dolu. Hem de yazarımızın nüktedan üslubuyla. Tuğba Coşkuner’in ne kadar bilgili, araştırmacı ve alanına hâkim olduğu da satır aralarındaki ekstra bilgilerden anlaşılıyor. Özellikle matematik öğretmenlerine, matematiğe ön yargısı olanlara, ilgililere tavsiyedir efendim. Belki de merak etmediğimiz için matematik gözümüzü korkutuyordur olamaz mı?
Dünya Büyülü Bir Yer bence çok etkileyici bir eser ismi. Hâliyle esere neden bu ismin verildiğini merak ederek okuyor insan. Sonucunda yazar neden bu ismi verdiğini de ifade ediyor fakat eserle beklediğim kadar uyumlu olduğunu söyleyemeyeceğim.
Stoneygate isimli eski bir madenci kasabasında bir ölüm oyunu oynayan çocuklarla başlıyor hikâye. (İlk etapta bunun bir çocuk kitabı olduğunu sandığım için ürkütücü bulduğumu söyleyebilirim. ) John Askew’un başlattığı bu oyun oldukça ilginç başlatıyor eseri. Askew sıkıntılı bir çocuk olarak betimleniyor. Tabii sarhoş bir baba, bastırılmış bir anne figürü onun neden sıkıntılı bir çocuk olduğunu anlamamıza yetiyor. Sonra Kit geliyor, dedesini yalnız bırakmamak için kasabaya taşınan Kit ve ailesinin aile bağları, dede torun ilişkisi oldukça güzel işlenmiş. Kit’in Askew’un oyununa dahil olması ile olaylar şekilleniyor. Sonuçta şunu görüyoruz ki sevgi ve inanç sayesinde iyileşmeyecek insan yok. Kit ve Askew ilişkisi bize bunu gösteriyor hikâyede. Kitapta Askew ve Kit’i birbirine bağlayan bir bağ olarak gösterilen madende eskiden yaşamış insanların hayaletlerini bu iki çocuğun gördüğünü iddia etmesi olayının ise sonrasında açıklığa kavuşmadığını düşünüyorum. Bir de ölüm kavramını sorguluyoruz. Belki de yazar şunu söylemek istiyor: İnsanlar ölenleri unutmadığı sürece onlar yaşamaya devam eder.
Dünya edebiyatının şüphesiz en çok konuşulan kitaplarından biri Anna Karenina. Onu meşhur kılan karakterlerin yanı sıra hepimizin bir kez duymuş olduğuna emin olduğum o sarsıcı ve etkileyici giriş