Ayşenur ⋆

Ayşenur ⋆
@Kitapgecidi
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﷺ İlla EDEP illa EDEP Hayalinin imkansız olduğunu söyleyenlere de ki Allah her şeye gücü yetendir
703 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Taşı delen tohuma baktığında, bal yapan arıları gördüğünde, ağırlığının elli katı yükü sırtında taşıyan karıncaları izlediğinde Allah’ı okursun. Doğanın eşsiz dengesinde, uyumunda, kusursuzluğunda, işleyişinde mucizevi bir yaratım vardır. Arıcılıkla uğraşmaya başlayan bir dostum, arıların yaşamını yakından incelediğinde “Allah’ın muhteşem sanatını gördüm ve Allah’a âşık oldum” demişti.
" Allah' tan başka kimsesi yoktu insanın."
Acılar ve ağrılar, bedeninin hizmetkârlarıdır. Fiziksel ve ruhsal acılar, seni iyileştirmek için ortaya çıkarlar. Bu yüzden kaçmak yerine anlamak ve onarmak yoluna gitmeyi tercih etmelisin. Sorunlar karşısında strese girdiğimi gören hocam bana her zaman “Sorunlar senin gelişimin içindir Hakan, katlandıkça değil çözdükçe gelişeceksin” derdi. “Sorunlarını çözdükçe mutlu olursun. Çünkü seni zorlayan bir şeyin üstesinden gelenin yolunu bularak, kendinden bir adım ileriye gidersin. Artık sen dünkü sen olmazsın. Bir zorluğu aşarak, kendini de bir adım aşarsın ki bu sana büyük ve kutsal bir amaç verir. Sorunlarını çözdükçe yeni sorunlar gelir dizilir önüne. Çünkü sen büyümenin ve mutlu olmanın yolunu bulmuşsundur. İçindeki bilgeye doğru yürümeye cesaret edebiliyorsundur. Sen bilgeliğe doğru yürümek istediğin sürece sorunlarla karşılaşırsın. Şunu unutma ki Yaradan çaresini vermediği hiçbir sorunla buluşturmaz kulunu. Hazır olmadığın dertle karşılaşmazsın. Bu yüzden sorunlardan korkma. Yaradan’ın sana ne kadar güvendiğini gör. Başarabilecek olmasan karşılaşmazdın. Sorunlarının sana sunduğu imkânlara bak, fırsatları gör, sana güvenen sisteme şükret.”
Acı Bir Sinyaldir, Fazla İleri Gittiğini Hatırlatır Yemeğin dozunu kaçırdığında mideni bozduğun olmuştur değil mi? Ya da yanlış bir hareket yaptığında boynun ya da belin tutulmuştur. Belki toplantı uzayınca başına ağrılar saplanmıştır. Gün ortasında durup dururken uykun gelmiştir, ayakta duracak halin yoktur, “On dakika gözlerimi kapa-sam yeter” demişsindir. Benim çok önemsediğim durumlardır bunlar. Çünkü içinde bir mesaj vardır. Bu noktada ortaya çıkan acı hissinin ne dediğini iyi okumak gerekir. Çünkü acı bir imdat çığlığıdır. Acıyan yer sana seslenir. “Hey duy beni! Bir konuda fazla ileri gittin!” Yemekte fazla ileri gittin, bu yüzden midende acı var. Harekette fazla ileri gittin, bu yüzden belinde acı var. Strese katlanmakta fazla ileri gittin, bu yüzden başında acı var. Yorgunlukta fazla ileri gittin, bu yüzden uyumak istiyorsun ve bedeninde acı var. Ne şahane bir iletişim aracıdır şu acılar değil mi? Bedeninin seninle yüksek sesli konuştuğu anlardır acı çektiğin anlar. Çünkü şimdiye kadar sana nahif ve yumuşak bir sesle anlatmaya çalıştıklarını işitmemişsindir. Ona kulak verme-mişsindir ve sonunda sesini yükseltmek zorunda kalmıştır. Neyse ki sesini yükseltmeyi bilen bir bedenimiz var, aksi halde insanın kendine yabancılığının dünya üzerinde ne felaketlere mal olabileceğini hayal dahi etmek istemem.