“Bazı hafızaların ürünü olan kitaplarda, dünyayı kateden en güzel zamandı-eski zamanlar, neşeli, tatlı ve basit zamanlar, sanki zaman genç be korkusuzmuşçasına. Yüzyılın sınırını düşe kalka geçebileceklerinden emin olamayan yaşlılar, yüzlerini ekşiterek bekliyordu onu. Çünkü dünya değişiyordu, tatlılığı kalmamıştı,fazilet keza. Çürüyen bir dünyaya tasa sızmıştı i; kaybolan neydi, terbiye, rahatlık ve güzellik mi? Hanımlar artık hanım değildi, beylerin sözüne güvenilmiyordu.”