Bilirsiniz doğada mavi en az bulunan renktir . Zeldin bana hiç dikmediği halde bahçede çoğalan mavi çiçeklerin nasıl kendiliğinden ve bağımsız yerlerde türediğini anlattı. Çiçeğin küsmeye aşina olmadığını ve inat nedir bilmeden inat ettiğini , çoğaldığını görüyorsunuz. Bu yüzden ellerimiz olduğu sürece yapabiliriz. Ellerimiz varsa imkan da vardır. Doğada en nadir ve nadide çiçek bile devam ediyorsa bizim ne bahanemiz olabilir !
Bir de öbür ağrı var. Hiç anlatmak istemiyor insan. İnanmamak ağrısı.Anlatılmakla da anlaşılabilecek bir şey değil . Ancak kaybedince bilinen bir şey bu , gidince adlandırılan bir şey. Gençken onun orada olduğunu da bilmiyorsun zaten.
Yaşarken karar ver ,
Ömrün nasıl noktalansın.
Toprak mı karartsın seni,
Gümüş mü kaplasın ?
Karar ver yaşarken,
Ey zaman icarcısı!
Çünkü ölüm hasadıdır yaşamın,
Biçilen bir buğday tarlası.