Uzaklaşan şeylerin gözden yitişini görmemek için , gözlerimizi başka yöne çevirsek bile , yine de ne bok yemeye bir taraflarımızla geyik gibi bakardık ?
Bir şeyin gerçekte öyle mi olduğu yoksa bana mı öyle geldiği konusu her zaman kafamı karıştırırdı.Gerçi sezilerim, bir süre sonra hayat tarafından doğrulanırdı. Ama her defasında ben, aradan geçen süre boyunca “Doktor , acaba paranoyak mıyım ?” başlıklı metinleri yazıp yazıp bozuyordum. Bir şeyleri hissediyor ama reddediyordum. “ Bana öyle geliyor”du.
Ne zaman bir masaya otursak
Seninle karşı karşıya,
Masa durmadan uzuyor aramızda.
Tozlu bir yol oluyor giderek
Ve ben başlıyorum koşmaya.
Sonra bakıyorum hiç değişmemiş,
Duruyor olduğu gibi
Aramızda cansız masa
Kestiremiyorum bir türlü
Uzak mısın, yoksa yakın mı bana.
Derken içimde bir korku
Başlıyor mayalanmaya.
Ve omzumda bir kuzgun,
O parlak siyahlığıyla
Alayla bakıyor suratıma.
Neler var bir düşün ikimizin arasında;
Senle ben varız önce katı sınırlarımızla.
Aç da bak sabırla, iyice ara
Bir çocuğun kanatan ilk atlasında
Kaçılacak yer yoktur bulanmadan acıya.
“Mutlu aşk yoktur dünyada “.
....