Belki her şey hakikattir. Belki her kavgada bir hak, bir haklı ve bir haksız vardır. Fakat aşkta ne hak, ne haklı ne haksız , hatta ne de bir hakikat vardır. Onda yalnız bütün bunların yokluğundan var olan bir şey , güzellik vardır.
Fakat bu kadar bulutsuz, bu kadar rüzgarsız, bu kadar şimşeksiz dünyada yaşayamayacağız. Böyle anlarda ta çocukluğumdan beri kahraman kesilirim. Sen bana sokul, yaslan. Ben çaresiz , şimşeklerin ışığında senin bakır çalığı gözlerini göreyim ve kaybedeyim. İnsanların birbirini yediği şu büyük kavga dünyasında iki insanın değil, binlerce insanın , dinden , ideolojiden her şeyden uzak fakat her şeye rağmen değiştiğini görmeseler bile bilsinler.Büyük laflar söylemeden insan olduğumuzdan beri olagelen ,bir başkasında kendimizi duyabildiğimiz hatalarımızı ve meziyetlerimizi anlayabildiğimiz şeyi yapalım : Sevişelim.
Şimdi aşk kaçmış bir ilmektir gövdenin örgüsünde,
Uykusuz bir gecenin çitlerine takılan.
Sökülür durmadan uzayan ipliğiyle,
Sarılır mekiğine sabahın
Ürkek bir güvercin halinde.
Ve sen eksildikçe o güvercin tamlanır,
Kanatlanır böylece köpüren özlemiyle.
Uçar gider geçmiş bir günün ardından,
Bir tüy kalır geriye senin bittiğin yerde.
Bilmediğim, hiç duymadığım ne çok olay , yaşanmışlık, acı varmış.
Türklere yapılan zulüm, milli mücadelede yaşananlar, Mustafa Kemal’in yanında ve karşısında olanlar her şey var bu kitapta.
Kitapta altını çizdiğim, önemli gördüğüm yerleri öğrencilerime anlatırım düşüncesi ile daha bir zevkle okudum. Ve şunu söyleyebilirim ki bu dünyadan iyi ki Mustafa Kemal geçmiş ...
Ona çok şey borçluyuz.
Son CüretYılmaz Özdil · Sia Kitap · 20203,847 okunma