kitapsavar

kitapsavar
@Kitapsavar
Öğretmen
123 okur puanı
Ağustos 2016 tarihinde katıldı
Ne tuhaf, insanın en büyük hazinesi, ona en büyük acıyı çektiren yüreğiydi ve gökyüzünü içine alacak kadar genişti. İnsan bunu ne geç öğreniyordu.
Eski bir pikapta Theodorakis çalıyor Bir gemi açılıyor Pire limanından Çarpa çarpa dalgalarına Dostluğun ve sevginin Eski bir pikapta kardeşlik çalıyor İç çekmeler ve bağırışlarla Titriyor teller Pencereme dolanma ay ışığı Özlerim bir dostu kucaklama duygusunu Onunla ağlaşmayı, sessizce Özlerim bir çiçeği öperken Toprağı öpüyormuşçasına sevinmeyi Pencereme dolanma ay ışığı Yorgunum Pencereme dolanma bu gece..
Susmak gövdelerimizin ayini olmuştu. Rüzgar senin ağzından esiyordu, ay ışığı benim gözlerimden. Sen bir okul kalabalığını yatıştırıyordun, ben uzun sürmüş odaların ruhsuz tenhalığını siliyordum seninle ve denizle. İkimizinde gövdesinde yoksunluğun o kekre tutukluğu ; yüreğimizde bilmediğimiz insanların yaşama acısı ; kendimizi sevmekle sevgimizden utanmak arasında bocalayıp duruyorduk.
Dün akşam aldım seni yanıma;gücenikliğini aldım,vazgeçişini ; ilk karşılaştığımız günki sesini ; benim dönüp dönüp gidişlerimi, senin gittikçe bir kuyuya benzeyen suskunluğunu.. Yolların kentten koptuğu bir uzaklığa varıp durdum. Sonra bir ağacın yalnızlığına oturdum. Üşüyen yerlerini aldım kirpiklerimin arasına,sana dünyayı gösterdim uzaktan. Güneş’in büyüsünü, taşların sesini,nasıl yer değiştirdiğini dağların.Onca çokluğuna karşı yıldızların yalnızlığından söz ettim.
Ey, bir çocuğun en içten gülüşünde kalan güneş Kitapların içinde sessizce göveren Ve bir işçiye ellerinin anlamını öğreten aydınlık Kalbimi sana uyarlıyorum. Akla beni !