Selamlar nasılsınız. Bugün size en sevdiğim tür olan askeri kurgu ile geldim. Bu kitapta bize iki inatçı keçi eşlik ediyor. Ama ikisi de güçlü canını vatanına bayrağına adamış asker. Eee bir de bir tim var ki gülmekten okuyamadım diyebilirim. Hangi tim mi tabi ki #keleş timi. Keleş neydi? Keleş aile demek. Ama en çok dikkatimi çeken göktuğ oldu onun hayat hikayesini okumak çok başkaydı benim için.
Sezin Kaza nam-ı değer #delikomutan ailesinin tüm ısrarlarına rağmen asker olur. Ülkede ilk kadın komutası olan timin üsteğmeni'dir. Sadece babannesi ile irtibatı koparmaz. Timi ile bir operasyona çıkarlar. Tabi bir fazla kişi ile. Sivil Gazeteci gizem ile. Ama işler istenilen şekilde gitmez ve Gizem orada ölür. Bu olaydan sorumlu tutulur. Ve timi elinden alınır. Timin komutanı artık Yüzbaşı Turan Akkurt'tur.
Yüzbaşı Turan Akkurt aslında Oxford mezunu biri ama o da bu vatan için bu mesleği seçer. Disiplinli, otoriter mesleğine aşık biri. Adamın bir lakabı var ki tamda Turan'a da o yakışırdı. Aynı zamanda offf adamda 2.07 boy var. Düşmeyelimde ne yapalım. Sezin ile Turan tanıştıkları esnada havada soğuk rüzgar esti. Birbirlerine nefret ile bakarlar. Çünkü ikisi de çok güçlü ve hırslılar aralarındaki geçen o diyalogları okurken aman allahım dedim. Tim bile ikisi arasındaki savaştan korkmuşlardı.
Bu esnada sezin'in peşinde birileri vardır.
Turan ve sezin keleş timi ile operasyona çıkarlar. Amaç yassou yakalamak. Sezin peşinde olduğu defteri bulmak ister. Bulur bulmasına ama büyük bir tuzağa düşerler. İkilinin çekişmeleri devam ediyor ama aralarında bir çekim var ki oraları okumak çok aşktı. Bir adam düşünün siz çakmak kullanmayı sevmiyorsanız diye kendisi de kibrit taşımaya başlıyor. Ahh be sezin adam aşk be dedim. Aaa bu arada sezin bir iç sesleri var ki aman allahım
Selamlar nasılsınız canımlar. Size Türk filmi tadında bir kitap ile geldim. Okurken gözyaşlarınız dinmeyecek. Bir genç kızın başına daha neler gelir ki diyemeden edemedim. Ahh adile'm yaralı kuşum. Neler çektiler hiç mi yüzü gülmeyecek dedim okurken. Kitabı bitirdim ama hala yüreğim kitapta kaldı.
Adile babasız büyüyen iki abileri ve anası ile yaşayan bir kızdı. Ama o abiler hayırsız çıktı. Biri sevdiğini vermediler birde üstüne kız canına kıydı dayanamadı çekip gittiler asker oldu. Diğeri çalışmaya Almanya'ya gitti. Gidiş o gidiş ikisinin de. Ne aradılar ne sordular. Açlar mı toklar mı ikisinin de akıllarına bile gelmedi anası ile bacı. Anacağı hasta olunca adile çekip çevirdi evi. Tarlalarda çalışmaya giderek geçiniyorlardı.
Birde sevdalandı bizim kız. Hemde hiç olmayacak birine ama nerden bilebilirdi. Öyle bir pislik olacağını.
Duran adın batsın pis karaktersiz. Geçmişten gelen düşmanlık yüzüne kızın hayatını mahvetti.
Pislik seviyor gibi yaparak kızı kandırıyor bir de üstüne rızası olmadan evlenecem ayağına kızla birlikte oluyor. Bir seferle kalmıyor tabi. Şiddetle tehditle devamı geliyor. Sonunda Adile hamile kalıyor. Turan'a söylemeye gittiğinde kabul etmiyor nerden bileyim diyor.
İsmet canım ismet yürekli ismet kambur ismet yıllardır adile'ye sevdalı. Adileyi uyarsa da kalp işte kimi seveceğini bilemiyor. Adile hamile hali ile ortada kalınca kimsenin yapamadığını yapıp sahip çıkıyor sevdasına ama duran pisliği yine yaptı pisliğini bütün köye ondan hamile olduğunu söyler. İsmet'in ailesi artık bu işi onaylamaz. Köylüler tarafından evleri taşlanır her gece. Bu acıya dayanamayan anaları oracıkta can verir. Ahh kuzum anacığını toprağa verir. Kimseler gelmez yanına. İsmet ona şehre kaçması için yardım eder. Ama yine olanlar olur. Her şeyini çaldırır. Sokaklarda
Selamlar herkese nasılsınız size öyle güzel öyle güzel bir köy kurgusu ile geldim ki. Okurken sizde o köyde onlarla o anları yaşayamaya hazır olun. Hiç bıkmadan tekrar tekrar okunur benden demesi. Sizlerde köy kurgusu okumayı seviyorsanız şiddetle tavsiye @cicekkizlarokuyor okumak ayrı bir keyifliydi. Kitap sonrada sohbeti söylemiyorum bile .
Hasret'in babası o çok küçükken vefat etmiş. Bir anası var. Amannn düşman başına diyeyim. Anasına çakır gelin derler. Eşini taparcasına seven bir kadınmış düşünün gözleri kızını bile görmüyor. Bana göre bencil bir kadın. Sürekli kavga halindeler. Hasret ş*dd*t bile görüyor.Köy içinden uzak mesafede oturuyorlar. Geçimlerini şehre inerek yumurta biber satarak geçindiriyor. Evin bütün yükü onda. Bir gün eve geldiğinde anası bir ahbaplarının düğününe gideceklerini söyler. Düğün alayına giderken bir grup dikkatini çeker. Ama sadece bir kişi kim mi? Hamza...
Hamza beyefendi köydeki herkes hem sever hem sayar. Saygı kimse kusur etmez. Ailesi ile hatrı sayılır bir ailedir.
Otuz yaşına kadar gönlüne kimseyi almayan külhanbeyi hamza gittiği düğünde gönlünü kaptırır bizim hasrete.
Hatta bizim kıza göz kıpar bunu fark eden hasret'in eli ayağına dolaşır. Ondan uzak durması gerektiğini aşılar kendine.
Düğün sonrası eve giderler. Tam yatağı vakit camda bir tıkırtı duyar. Ne olduğuna bakmak için açtığında bir de ne görsün. Düğünde göz kırpan adam tam karşısında durmaz mı?
Ahh bundan sonrasını okumak çok güzeldi. Hamza'nın hasreti ikna etme çabaları, o pencere önleri hele dere kenarının dili olsa da konuşsa. Sonunda bizim kız ikna olur. Hamza ailesini yollar tanışmaya. Ehhh çakır gelin yapar yine yapacağını. Onun yaptıklarını gören hamza sevdiğini orda bırakır mı aldığı gibi kucağına çıkarır.
Yaaa hasret kız sen ne fena çıktın adamı sulu dereye
Ama senin yanında rüzgarlığımdan eser kalmıyor. Sen beni sakinleştiriyorsun. Bugüne kadar hayatımda aradığım herşeyi sende buldum ve seni asla bırakmayacağım