.. yüzleşmelerden korkardı insan, çünkü yüzleşmeler rahatını kaçırırdı insanın, çünkü yüzleşmeler bölük pörçük de olsa, eksik ve yamalı da olsa sinsi bir hareketsizliğin ortasında öylece duran o düzene çomak sokardı.
Biliyordun. Boşlukta sallanırken güzeldi bazı duygular. İnsanlar ona yaklaşmadığında. Onlar insana çarpmadığında. Sen o çarpışmanın etkisiyle sarsılmadığında. Paramparça olmadığında. Bazı duygular çok uzakta, kalbinin kadim şehrinin meydanında hayallerinin harcından yapılmış bir heykel gibi arzıendam ederken güzeldi. Gidip gölgesine ilişmediğinde, katı manayı bir ok gibi içine yerleştirmediğinde, o taştan yığına takılıp düşmediğinde, o betondan hissizlikle yüzleşmediğinde... Daha güzeldi. Acısız ve kaygısızdı.
Bu coğrafyada yok etmenin dayanılmaz hafifliği, var olmanın dayanılmaz ağırlığına karışıyor, birbirlerine dolaşan ipler gibi düğümleniyor. Düğüm düğüm oluyor her şey. Boğazlar. İnsanlar. Hayatlar.
…her şeyin hafızamdan, canımdan, kanımdan, yavaş yavaş çekileceği şu tozlu, sisli, karanlık odada ne olur içimde nakış nakış büyüttüğüm adını unutturma bana. ne olur süveyda..