Çocuk yetiştirirken iş, evde de bitmiyor. Toplumun her kesiminde maruz kalınan dünya düzeninin "başarı algısı" ile mücadele etmek zorundayız. Karşısındakini sömürerek ve ezerek bir yerlere gelenler, ayak oyunları ve yalanlarla yükselenler, yaptığı ahlaksızlıkları girişimcilik olarak sunanlar, görevini kötüye kullanmayı gülümseyerek anlatanlar, zenginliğinin kaynağının çalmak olduğu bilinenler, kayırma ve şakşakçılık ile makam mevki sahibi olanlar, nefret dilinden beslenenler, kul hakkı yiyenler bu toplumda "başarılı" olarak adlandırıldıkça bize daha çok iş düşüyor. Başarının zenginlik, makam mevki sahibi olmak, yükselmek, çok para kazanmak olmadığını göstermeliyiz. Gerçek başarının bu kötülüklerin karşısında beslediğimiz, sıkı sıkıya tutunduğumuz iyilik olduğunu çocuklarımızın tam kalbine yerleştirmeliyiz.