Göçebe cümleler

Göçebe cümleler
@Kitaptankitaba
Artık haklı çıkmak istemiyorum; YORGUNUM... 2+2 kaç ederse etsin... Ben sayfalara sığınıyorum...
Lisans
Manisa
87 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
Bir balık, bir devrim, bir hayat...
10/10
·36 syf.·
2025 22. kitabı
Samed Behrengi’nin Küçük Kara Balık adlı bu incecik kitabı, sayfalardan çok daha büyük bir iz bıraktı yüreğimde. Masal kılığında bir manifesto adeta… Küçük bir balığın, yaşadığı su yolundan çıkıp okyanusu araması, içimizdeki sorgulayan, korkulara rağmen yola çıkan ve dönüşen benliğimizi simgeliyor. Her şeyin cevabını büyüklerinden öğrenmeye alışmışken, bir çocuğun, bir öğrencinin, bir kadının ya da bir bireyin “yaşamak başka ne olabilir?” diye sorması gibi... Bu hikâyede en çok içimi titreten şey, Küçük Kara Balık’ın cesaretinin tek başına bile bir dalga yaratabileceğini fark etmem oldu. Çünkü bazen bir adım, bir hayal, bir isyan; binlerce “aynı”yı uyandırabilir. Bu kitap bana, korkunun öğretilmiş bir alışkanlık olduğunu, cesaretin ise içimizde hep orada olduğunu fısıldadı. Ve en önemlisi, “ölüm bile bazı hayatların önüne geçemez” dedirtti. Her yaştan okura seslenen, ama en çok da ruhu yorulmuş, yönünü kaybetmiş, cesareti azalmış yetişkinlerin kalbini dürten bir hikâye bu. Ben bu kitabı sadece okumadım, hissettim. Küçük Kara Balık'la birlikte kendi okyanusuma yüzdüm. Herkes okumalı bence kocaman bir dünya saklı içinde Cesaretin ve özgürlüğün masalı ilham olsun herkese... Belki küçük kara balık ölmüştür ama fikirleri, cesareti, hayalleri diğer balıklara ilham vermiştir. Belki de kurtulup yolculuğuna devam etmiştir. Herkesin aynı yöne yüzdüğü bir dünyada, ben başka ne var bilmek istiyorum diyebilen bir yüreğim masalı bu kitap. Tavsiye ederim keyifli okumalar...
Küçük Kara BalıkSamed Behrengi · Altıkırkbeş Basın Yayın · 201736,8bin okunma
Erkek değil mi? Madem bıyığı var, hayır gelmez. Neden dersen Havva anamızı cennetten kovduran Adem babamızın bel kemiğinden gelmiyorlar mı? En iyisinin...
Sayfa 95
Bir kadın erkeğinin küçük tanrısıydı.
Sayfa 9
3/10
·125 syf.·
2025 21. kitabı
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığınızda sizde bir iz bırakır; bazılarıysa ne yazık ki zaman kaybı hissiyle baş başa bırakır. Orhan Kemal’in Tersine Dünya adlı romanı, bende tam anlamıyla bu ikinci etkiyi yarattı. Kitap, toplumsal bir eleştiriyi hedefliyor gibi görünse de, bu mesajın altı öylesine boş ve yüzeysel ki, ne karakterlere bağlanabiliyor ne de olayın içine girebiliyorsunuz. Aslında dikkat çekilmek istenen konu oldukça önemli: Toplumsal cinsiyet rolleri tersine çevrilmiş bir dünyada, kadınların ve erkeklerin yer değiştirdiği bir düzen hayal ediliyor. Fakat bu ilginç fikir, derinlikli bir anlatımla işlenmediği için sadece fikir aşamasında kalıyor. Roman, bir tiyatro metni havasında ilerliyor. Satırlar boyunca sadece konuşmalarla karşı karşıya kalıyoruz. Betimleme neredeyse yok denecek kadar az. Okuyucuya duygu geçmiyor, karakterler yüzeysel ve yapay kalıyor. Zaman zaman neyin, neden yaşandığını anlamakta zorlanıyor, olayların alt metnini kavrayamıyorsunuz çünkü metin zaten derinlikten yoksun. Romanın neredeyse tamamı diyaloglardan ibaret ve bu durum, edebi bir tat almak isteyen okur için büyük bir hayal kırıklığına dönüşüyor. Bu kitap, bir roman olmaktan çok, bir skeçler zinciri gibi. Ne anlatmak istediği tam belli, ne de bunu etkileyici bir şekilde sunabiliyor. Mesaj var ama içerik yok. Bu kadar güçlü bir yazarın böylesine zayıf bir eser vermiş olması ise ayrıca üzücü. Kısacası, Tersine Dünya, bana göre zaman kaybıydı. Derinliksiz, yüzeysel ve edebi zevkten uzak. Belki bir tiyatro sahnesinde izlenirse ilginç olabilirdi ama kitap olarak kesinlikle beklentimi karşılamadı.
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,058 okunma