Söz ustalarıydı, asla gerekenden fazla şey söylemezlerdi, bir iltifat ya da gizli hakaretle istediklerini elde ederlerdi. Zevk mıknatıslarıydı; insanlar onların etrafında olmak isterlerdi, çünkü başkalarını nasıl memnun edeceklerini bilirlerdi, ama ne dalkavukluk eder, ne de kendilerini aşağılarlardı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mükemmel saray mensubunu oynayın....Mükemmel saray mensubu...dolaylılık sanatında ustalaşmıştır; iltifat eder, üstünlere boyun eğer ve en dolaylı, en zarif yoldan diğerlerinin üzerindeki gücü hissettirir.
“Eğer tehlikede değilsiniz” diyor Sun-tzu “Savaşmayın.” Bu neredeyse bir fizik yasasıdır. Oranın dışına çıkan her şey çökmeye mahkumdur. Zihin amaçtan amaca dolaşmamalı ve başarının etkisiyle amaç ve oran duygusunu kaybetmemelidir. Yoğun, tutarlı ve geçmişine bağlı olan şeyin gücü vardır. Dağınık, bölünmüş, kökleri kopmuş her şey çürür ve çöker.
Tek okla iki hedefi vuramazsınız. Zihin ve ok birleşip tek olmalıdır....Yoğunluk seçkinlik getirir ve önemli konularda kahramanlığa yükseltir. (Baltasar Gracian, 1601-1658)
Schopenhauer’ in yazdığı gibi: “ Akıl yoğunluğun büyüklüğüdür, genişliğin büyüklüğü değil” Napoleon güçlerini düşmanın en zayıf noktasına yoğunlaştırmanın önemini biliyordu, savaş alanlarındaki başarısının sırrıydı bu.