Böyle saatlerde tek kitabı, uçucu hatıraları ya da beklentilerine dair kehanetlerdi; gencecik gözleri kitabın her bir bölümünü okurken kıvılcımlar saçar, masalın ya da kehanetin ipuçlarına rastladığında dolgun dudakları oyuncu bir gülümsemeyle kıpırdardı. Bu kitapta hüzün ya da karanlık yoktu. Kader bu mutlu hayalciye iyi davranmış, her seferinde onun lehine çalışacağına söz vermişti. Geçmişi tatlı paragraflarla dolu, geleceği pembe renkli umutlardan ibaretti.
"Fabrika kapandıktan sonra akşam vakti... ya da gece saatlerinde bekçinin yerine geçtığımde, çıt boyunca yürürken yuvasındaki bütün küçük kuşların kanat çırpışlarını, her bir yaprağın hışırtısını, senin her hareketini hayal edeceğim. Ağaç gölgeleri sana dönüşecek. Alıcın bembeyaz tomurcuklarında seni göreceğim. Lina, sen hayaletim olacaksın."