Kmlacl

Kmlacl
@Kmlacl
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden, Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden...
5 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili, biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz acısını acımız yaptık çünkü. Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın gözyaşı bile içimizi parçaladı. Kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk... Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili... Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım. Yaşamak ne güzeldir be sevgili... Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek... Ve o vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın...
sonra sen geldin işte..
Mevsimlerin dörtten fazla olduğunu öğrendim. Günleri saymayı öğrendim, ellerini tutmak için. Şarkılara takılı kalmayı,insanlara dikkat etmeyip, İlk önce seni,sonra seni, en son olarakta yine seni düşünmeyi öğrendim. Bakışlarının fotoğrafını çekmeyi, sonra o fotoğrafı içime asmayı öğrendim. Sonra sen geldin. Gelmenin bir insan için ne demek olduğunu da öğrendim. sonra seni düşünerek yazdığım yazılarımda, benimle konuştuğunu duydum. Bir şehrin bir insan tarafından ne kadar güzelleşebileceğini senin yanında öğrendim. Şu an yanımda değilsin ama, seni beklemenin heyecan verici olduğunu hissettim. ondan sonra dünyanın yarısının, yanaklarına sığdığını gördüm sen gülünce. Masada unuttuğun bir hırkayı ne kadar önemsediğimi hatırlar oldum,sana sarıldım diye. onun üstünde kokun olduğunu hatırlayınca, senin için dünyanın en hızlı adımlarını attığımı da öğrendim. Seni ne kadar sevdiğimi. Sonra sen geldin işte. Geçmişte yaşadığım herşeyi unutmak istediğimi fark ettim.Sırf kalbim gibi aklımda sadece sen ol diye. Ellerimin ilk defa terleyişini öğrendim, ellerini sımsıkı tuttuğumda yanında. Hatta ve hatta baktığın bir insanı özlemenin ne demek olduğunu seninle öğrendim. Sonra sen geldin işte. Yaşanılası en güzel duyguların seninle var olduğunu öğrendim...
Seninle aramızdaki yakınlaşmanın bir hududu, bir sonu olmamasını ne kadar isterdim. Beni asıl, bu ümidin boşa çıkması üzüyor... Bundan sonra kendimizi aldatmaya lüzum yok... Artık eskisi gibi apaçık konuşamayız... Bunları ne diye, neyin uğrunda feda ettik? Hiç!.. Mevcut olmayan bir şeye malik olalım derken mevcut olanları kaybettik... Her şey bitti mi? Zannetmem. İkimizin de çocuk olmadığımızı biliyorum. Yalnız bir müddet dinlenmek ve birbirimizden uzak kalmak lazım. Ta birbirimizi tekrar görmek ihtiyacını şiddetle duyuncaya kadar... Haydi artık git... O kadar yalnız kalmak istiyorum ki...
Sana yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağmurlu bir coğrafyada yaşadığımızı söyleyecekler. gerçek olan senin mevsimindir oysa. o günün nasıl geçeceğini anlayabilmek için gökyüzüne bakman gerekmez. Dönüp yüreğine bak. Yağmurlar ve güneş yüreğinden süzülür. Gerçek olan yüreğinin mevsimidir, senin mevsimindir. Her sabah uyandığında gözlerinden dünyaya saçılandır mevsim. Güneş senden doğar ve yağmur senin gözlerinden düşer yeryüzüne. Sana atlaslar, haritalar gösterecekler. adına sınır dedikleri bazı çizgilerle çevrildiğini göreceksin yaşadığın yerlerin. Bütün bunlar kurmaca. Gerçekte tüm yeryüzü Allah’ındır ve gerçekte yürüyebildiğin kadar senindir tüm coğrafyalar..
Ahmed arif'in hasretinden prangalar eskittiği, mektubunu ulaştırmak uğruna hamallık yaptığı leyla erbil, "sevilmek nasıl bir his?" sorusuna "bilmem, hiç sevilmedim ki" diyor. hayat böyledir işte. ne yaparsan yap yaranamazsın. suladığın çiçek kurur gider bazen...