Kamer

Kamer
@Kmr_
Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur. (NECM/43)
Mute Savaşı
Resulullah Aleyhissalatu Vesselam orduya talimat verir: -Zeyd şehid olursa Cafer onun yerine geçsin. Cafer şehid olursa Abdullah b. Revaha. O da şehid olursa aranızdan birini komutan seçin. Ordu yola koyulur ve Kudüs yakınlarındaki Mute meydanına varır. Savaş başlar. Zeyd b. Harise'dir komutan. Çok geçmeden şehid olur. Hz. Zeyd'den sonra Hz. Cafer alır sancağı. İşte şu, Hz. Peygamber Aleyhissalatu Vesselam'ın amcasının oğlu Cafer... Necaşi'nin karşısında konuşarak mü'minleri kurtaran hatip Cafer... İşte, yiğit ve cengaver Cafer... Düşmanlar Hz. Cafer'in yanına yaklaşmayı başarırlar. Sancağı tutan eline bir kılıç darbesi iner; Hz. Cafer'in kolu yere düşer. Sancak yere düşmemelidir. Hemen kaldırır Cafer (r.a) ... Artık tek bir kolu vardır. Onunla da sancağı tutar, kutlu kelam yere düşmesin diye. Kendini savunmak yerine sancağı savunmayı tercih eder Hz. Cafer. Kendini korumak yerine bayrağı koruma derdine düşer. Çünkü bilir ki sancak düşerse dava düşer. Komutanın korumadığı sancağı kim korur ki daha Sancağı tutan o tek eline de bir kılıç darbesi inerken yere düşmeden boynuna sıkıştırıverir sancağı o büyük komutan. Artık sancak da savunmasızdır, Cafer de... Şehadet şerbeti ikram edilir Cafer'e, elsiz kolsuz da içilebilir bu şerbet. Çok uzaklarda Nebî Aleyhissalatu Vesselam'ın gözlerinde nem, anlatır ashâbına: -Zeyd şehid oldu. Sancağı Cafer aldı. Cafer de şehid oldu. Abdullah b. Revaha onun yerine geçti. Abdullah da şehid oldu. İşte şimdi Allah'ın kılıçlarından bir kılıç (Halid b. Velid) komutanlığa geçti...
Sayfa 94·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
O can o tende iken sabretmen, direnmen, yaşaman gerekir her şeye rağmen...
Sayfa 93·Kitabı okudu
Alıntı
Bazen utanmak, utanç sebebidir; utanmamaksa ilim... ama bazen...
Sayfa 81·Kitabı okudu
Alıntı
Esareti cesaretine, cesareti iffetine mâni olmayan kadındır Hz. Zeyneb (r. anha)
Sayfa 17·Kitabı okudu
Alıntı
Dünyadır burası... Burada kurulan her şey bozulmaya mahkûmdur. Burada atılan her temel, atıldığı andan itibaren yıkılma aşamasına geçer. Bir yandan kurulur, bir yandan bozulur dünya denilen bina... Burası dünya... Ayrılıklar diyarı... Her kavuşma ayrılığa gebedir burada; her sevinç de hüzne. Her hicret bir ayrılıktır aslında, sevilen yahut sevilmeyen şeylerden Allah'ın rızasına... Allah'ın rızasına koşana Allah yardım etmez mi? Eder elbette... Rıza-i Rahman'ı gaye edineni Allah'ın Resulü Aleyhissalatu Vesselam sevmez mi? Sever elbette...
Sayfa 14·Kitabı okudu
Alıntı