Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şeyh Şamil, kilimlerdeki karmakarışık desenleri soğuk bir bakışla seyretmeye koyuldu. Düz çizgiler, dar halkalar, yay biçimindeki şekiller birbirine girmiş, anlamsız ve sıkıcı bir görüntü oluşturmuşlardı. Hiçbir düzenleri ve estetik güzellikleri yoktu. Baştan savma ve ucuz şeyler oldukları hemen anlaşılıyordu. İslam ümmetinin durumu geldi gözünün önüne. Bu kilimlerin desenlerinden hiçbir farkları yoktu dünya Müslümanlarının. Onlar da düzensizlik, kargaşa, mezhep kavgaları arasında boğulup gitmişlerdi. Böyle olmasaydı, Kafkasya bugünkü hale gelir miydi? Üç yüz milyon Müslüman; aç ve perişan, her türlü silahtan yoksun Dağıstanı halkının süper Çarlık güçlerine karşı verdiği ölüm kalım savaşına ilgisizdi. Sanki Dağıstan halkı Müslüman değil de bir başka dinin mensubuydu. Sanki kendisinden başka bağ kabul etmedikleri İslam bağı yoktu aralarında. Sanki sadece kendileri için savaşıyorlardı da, İslam halkları için savaşmıyorlardı...
Şereflice ölümümüz, zillet içinde yapacağımız bir barıştan daha hayırlıdır. Kahramanca ölmek yenilgi değildir! Eğer ölüm yenilgi olsaydı, peygamberin sahabeleri ölüme aşk derecesinde ilgi duymazlardı Şeyh! Hz. Hüseyn, öleceğini bile bile Kerbela Çölü'nde Yezid'in binlerce kişilik vahşi ordusuna, yetmişiki adamıyla karşı durmazdı.