’Din ile siyaset aynı arabada gittiğinde, sürücüler karşılarında hiçbir şeyin duramayacağını sanır. Dümdüz gider, hızlandıkça hızlanırlar. Engelleri tamamen göz ardı eder, körlemesine gidenlerin uçurumu çok geç fark edeceğini unuturlar.
‘’Korku katilidir aklın. Korku, mutlak yıkım getiren küçük ölümdür. Korkumla yüzleşeceğim. Onun etrafımdan ve içimden geçip gitmesine izin vereceğim. Ve geçip gittiğinde, onun izlediği yolu görmek için iç gözümü kullanacağım. Korkunun geçtiği yerde hiçbir şey olmayacak. Yalnızca ben kalacağım. ‘’
‘’ Babam bir keresinde bana, gerçeğe duyulan saygının, ahlakın neredeyse temeli olduğunu söylemişti. ‘’Hiçlikten bir şey doğamaz,’’ demişti. Gerçeğin ne kadar değişken olabildiğini anlarsanız oldukça derin bir fikir bu.’’
‘’ Sonuna dek izlenen yol insanı hiçbir yere götürmez. Bir dağın gerçekten dağ olup olmadığını anlamak istiyorsanız ona biraz tırmanmanız yeter. Dağın tepesine çıkarsanız dağı göremezsiniz.’’