1000Kitap Logosu
Zeynep
TAKİP ET
Zeynep
@Krosevol
Instagram: zeyosstudies
Öğrenci
Lisans
50 okur puanı
22 Nis 2020 tarihinde katıldı.
91
Kitap
12
İnceleme
26
Alıntı
1
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Zeynep
Asel'i inceledi.
472 syf.
·
Puan vermedi
Uzun zaman sonra bir inceleme yazayım dedim çünkü çok söyleyeceğim var. Asel bir wattpad kitabı. Ne zamandır ağır klasikler okuduğum için biraz kafam dağılsın diye böyle bir kitap okumak istedim ayrıca ismini çok duymuştum. Ama beklediğim performansı ne yazık ki göremedim. Kitabın tek hareketi sonuydu. Sonunda şaşırdım ve bu kadar. Kitapta başka ilgi çekici bir olay yoktu. İlk olarak tamam Asel bir depresyonda kötü şeyler yaşıyor ama çok dolambaçlı süslü kelimeler cümleler kullanıldığı için bir garip geldi. Kitaptaki herkesin isminin havalı isimler olması ve hatta Asel'in soyadının yabancı olması aşırı komikti. Buradan zaten BEN TAM BİR WATTPAD KİTABIYIM diye bağırıyordu. Buradan amacım wattpad kitaplarını küçümsemek asla değil. Bir "wattpad kitabı" klişesi vardır çünkü. Bu da onların içinde. Kitabın içinde bir karekodla spotify şarkı listesi var. Şarkıların eşleştirilen bölümlerle alakası yok. Keşke o yabancı şarkıların biraz sözlerine baksaydınız. Ayrıca her hafta her hafta kim lüks villalarda partilere gidiyor? Bir de her parti sonrası sakin üst katlarda büyük sırlar ortaya çıkması gülünçtü çünkü her partinin sonu böyle bitiyordu. Bir de sayısal olan Asel'in arkadaşları yüzünden edebiyat seçmesi, 4 arkadaşın da aynı üniversite aynı bölümü kazanması vardı. Peki ÖSYM'nin bundan haberi var mı? Sonunda ne olduğunu anlatmayayım ama dediğim gibi eğer tahmin edemezseniz çünkü ben edemedim kitabın tek aksiyonu sonuna şaşırmak.
Asel
7.9/10
· 1.170 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
6
Zeynep
Karamazov Kardeşler'i inceledi.
1008 syf.
·
19 günde
·
9/10 puan
DOSTOYEVSKİ/ KARAMAZOV KARDEŞLER 9/10 Karamazov Kardeşler, Dostoyevski’nin yazdığı son kitap olarak karşımıza çıkıyor. Hatta sadece son kitap değil, üstelik en iyi kitabı diyebilirim diye düşünüyorum. Aşk, entrika, cinayet, psikoloji, sosyal hayat, polisiye... Hepsi bir arada bir kitapta toplanmış. 1025 sayfalık, onlarca insanın hayatlarına dokunan bu kitaba eleştiri yazmak biraz zor fakat yazmamak Dostoyevski’ ye haksızlık olur. Hem uzun olduğu için hem de bazı aralar vermek zorunda kaldığım için uzun bir süre elimde olan bu kitabı hem bitirmek istemiş hem de son sayfalara geldiğimde bitirmeyi istememiş aksine biraz daha uzun olmasını istemiştim. Aklımda sorular kalmıştı çünkü. Dimitri kaçabildi mi? İvan iyileşebildi mi? Aleksey ve Liza’ ya ne oldu? Dimitri kaçtıysa Gruşenka da onunla gitti mi? Kolya’ya ne oldu? Gibi gibi bitmeyen tükenmeyen sorular seli... Özetleyecek olursak kitap Fyodor Pavloviç Karamazov ve farklı annelerden dünyaya gelen 3 oğlu etrafında dönüyor. İlk çocuk Dimitri Fyodoroviç Karamazov ilk eşinden, ikinci oğlu İvan Karamazov ve üçüncü oğlu Alyoşo Karamazov ise ikinci eşinden dünyaya geliyor. Baba modelimiz burada pek de sevip sayacağımız ve “baba” kelimesini hak eden bir baba değil. Çocuklar ise sersefil, kendi kendilerine büyümüş ve hayata tutunmaya çalışan yavrucaklar... Aslında ileriki hayatlarında yaptıkları davranışların en temel sebebini çocukluklarındaki sevgisizliğe bağlayabiliriz diye düşünüyorum. Çünkü üç kardeş etrafta sevgiyi, Tanrıyı, kişiliklerini arayan insanlar. Ararken de hem kendilerine hem de çevrelerine zarar da veriyorlar fakat bunu bilerek yaptıklarını düşünmüyorum. Aslında derinlerde tertemiz ruhlara sahip hepsi de. Sadece hayat koşulları onları bu son hallerine sokuyor. Kitabı okurken karakterlerle o kadar iç içe geçiyorsunuz ki hissettikleri her şeyi hissediyor, düşüncelerini anlayabiliyorsunuz hatta benimseyebiliyorsunuz. Öyle ki kitap karakterleriyle kendi kendime kavga ettiğim zamanlar oldu. Ivan’a abisinin nişanlısı Katerina’yı sevdiği için kızdım, Dimitri’ye babasının sevgilisi Gruşenka’yla görüştüğü için, Fyodor Pavloviç’e de oğlu Dimitri’nin sevgilisi Gruşenka’yla görüştüğü için, Alyoşa’nın çok saf olmasına kızdım. Şimdi kitabı okumayanların kafası karışabilir. Bu aşk çokgenini açıklamama izin verin. Baba Fyodor, Gruşenka’yla sevgili, ilk çocuk Dimitri Katerina’yla nişanlı ve aynı zamanda Gruşenka’yla sevgili, ikinci çocuk İvan ise abisinin nişanlısı Katerina’ya aşık, Katerina’nın ise sonlara doğru İvan’a âşık olduğunu görüyoruz. Tabi ki hiçbir aşk üçgeninden/ çokgeninden zaferle ayrılan olmadığı gibi bu hikâyenin aşk çokgeni de hüzünlü bir sona sahip. Kitabın sizi bazen şüpheye düşürdüğü de oluyor. Mesela cinayet ilk ortaya çıktığında acaba Dostoyevski bize Mitya’nın cinayet saatinde yaptıklarını eksik mi anlattı diye düşündüm. Acaba cinayeti Mitya işledi de o anki ruh haliyle hatırlamadığı için Dostoyevski bu kısmı kesti sonrasında doğru halini mi anlatacak diye düşündüm. Çünkü Mityan’nın babasını öldürmek için elinde sebepleri vardı, ortam müsaitti ve ruh hali iyi değildi. Fakat cinayet hiç beklenmeyen birinden çıktı. Beklenmeyen bir başka şey ise Alyoşa gibi bir insanın Mitya’yı kaçırma planları oldu. Alyoşa’nın böyle planlar kurabileceğini hiç düşünmemiştim. Karakterlerin her birinin Dostoyevski’nin hayatının bir bölümünü temsil ettiği söylenir. Dimitri’nin sürgüne gittiğinde son verdiği romantik yanını, İvan’ın sosyolistlik uğruna kaybettiği yılları dinden uzaklaşması dönemini, Alyoşa’nın ise dine geri dönen dönemi temsil eder. Bu yüzden bu kitap sadece bir kurgu değildir aynı zamanda Dostoyevski’nin kendisidir diyebilir miyiz?
Karamazov Kardeşler
Okuyacaklarıma Ekle
19
Zeynep
bir alıntı ekledi.
"Tanrı oğlu çarmıhta can verdikten sonra çarmıhtan inerek doğruca cehenneme gitmiş, orada azap çeken bütün günahkârları serbest bırakmış. Cehennem, boş kalacağını düşünerek sızlanmaya başlamış. O zaman Tanrı oğlu, "Ağlama Cehennem, öteki dünyadaki unvan sahipleri, devlet büyükleri, yüksek yargıçlar, zenginler hep sana gelecek!"
17