Hayat bana övgü, iltifat alamayan insanlardan da; övgüyle, iltifatla şişinen insanlardan da uzak durmayı öğretti. Övgüyü, takdiri, beğeniyi, iltifatı kabul etmenin bana göre mutedil bir çizgisi var, orası da Allah’ı, nasibi ve kaderi bilmek. Güzelliğini coşkuyla paylaşmak ve bunun fark edildiğini görmekten mutluluk, onur duymak. Seni övene-iltifat edene kalpten, tevazuyla ama kendini de görebildiğin bir zeminden; ne eziklendiğin ne büyüklendiğin, eşit bir yürek mesafesinden, kucak dolusu teşekkür ettiğin bir yerde durmak.