Dostoyevski’nin hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık sözünü net olarak anlarsınız daha önce Rus edebiyatından bir şeyler okuma fırsatı bulduysanız. Dostoyevski, Çehov, Tolstoy, Gorki gibi yazarların esin kaynağı olduğunu düşünüyorum ve fakat şöyle ki paltonun dikildiği dükkan da muhtemelen Puşkin’e aitti.
Palto metaforu bana göre eskiden yeniye geçiş ve bu geçişte karşılaşabileceğiniz zorlukları temsil ediyor. Yeni paltoya ne kadar hazırsınız, üzerinizde eğreti duracak mı, ne kadar zaman taşıyabilirsiniz bu paltoyu… Baştan sona, daha Akaki ismi verilirken sorgulamaya başlarsanız, bu kısa ve düşündürücü hikayeden çok zevk alırsınız. Akaki tabi ki toplumun belli bir kesimini temsil ediyor. Biraz düşünerek okumak gerekir sadece. Nisan Kumru’nun sesinden dinlemek de pek keyiflidir. (Spotify ve YouTube’da bulabilirsiniz) Bu hikayeden sonra yine Gogol’den Burun hikayesini okursanız, Rus edebiyatı bir işkence haline gelmekten çıkar:)