Lennie, içimde bir iz bıraktı gitti. Ben Lennie’i Yeşil Yoldaki deve benzettim okurken tabii hanigisi daha önce bilmiyorum ben kitabı değil filmini izlemiştim Yeşil Yol’un.
Hayat bizi oradan oraya savururken bazen kaderimizden kaçamıyoruz.
Suat Derviş ile tanışma kitabım oldu. Kadını görülmeyen, duyulmayan yönüyle anlattığı bu eserde Cevriye'nin suya düşmüş bir yıldız olması. İnsanın içimiydi iyi olan yoksa yaşadığı hayat mı onu iyi yapıyordu. Kara sevda dedikleri bu sevdanın merhametten doğması...
Dili ağır okuması güç bir kitap fakat edebiyat şöleni gibiydi benim için. Yavaş okunması gerektiğini düşünüyorum. Her bir kelime sindirilerek. Genel anlamıyla çok sevdim.
İlk başlarda akıyordu merak duygusuyla ama ortaları çok sıktı vermek istediği mesaj iyiydi ama duygusu yoktu o derinliği hissedemedim kitabın içine giremedim. Sonlarında bir merak anlam buldum gibi oldu ama genel anlamıyla bana bir şey katmadı. Kişisel gelişim kitabının romanlaştırılmış hali gibi. Belkide zamanında çok kişisel gelişim okuduğum için yüzeysel geldi bana.
Ben hiçbir kitapta bu kadar kendimi bulmamıştım. Buldukça sayfalarında kayboldum, kayboldukça bazı izler buldum. Ruhumu tazeledi sanki kitap. Yarım kalmışlığımı adlandırdı. Koştuklarımla durduğum yeri hatırlattı. Ne çok dert vardı. Ama hepsi sadece dersti. Sıra teneffüste…