Evin altında, çıplak ampülün upuzun gölgesinde paniğin gelişini, yok olduğum hissini yaşamaya başlıyorum. Babam birkaç kilometre ötemde, çevreyoluyla ana caddenin kesiştiği asfalt düğüme bakan ağaçlık bir çayırda yatıyor. İkimiz de yer altındayız; dünyanın dışındayız. Ama o en azından bacaklarını tamamen uzatabiliyor.
Üçüncü sınıftayken ders sırasında tuvalete gidip döndüğümde karatahtanın televizyona dönüştüğü ve tüm sınıfın işememi seyrettiği gibisinden kısa süreli bir paranoya yaşamıştım.
* Not: Daha küçükken ara ara bu paranoyayı yaşardım ve bana mahsus sanırdım. Demek ki yalnız değilmişim