Uzun zamandır beklettiğim ama okumadığım "Martin Eden" kitabını iki gün içinde bitirdim.
Bazı kitapların zamana ihtiyacı olduğuna inanırım.Bu güzel kitap da öyleydi.
Ah Martin seninle kitabı okuduğum sürece hep empati yaptım,seni anlamaya çalıştım.Sonu hiç böyle bitsin istemezdim.Sanat, şiir hem kendini bulmanı sağladı hem de dünyadaki varoluşunu bitirdi.Martin'in azmine ve kararlılığına hayran kaldım.Başarının sırrı buydu ancak ben bile okurken "Lütfen artık başka seçenek dene "diyerek iç geçiriyordum.Ama Martin direndi üzücü olan da bu ya bu süreçte herkes ona inancını kaybetti ben bile bir ara kaybetmiştim.Ancak Lizzie onu her haliyle sevip kabul ediyordu.Aşk da bu değil miydi zaten?
Ruth de seviyordu belki ama onu şekillendirerek sevmeyi deniyordu oysa,
Martin'in ihtiyacı bu değildi...
Bu kitap bir anlam arayışı, kendini bulma süreci...Martin çok güzel yaşamış hikayeyi.
Hayal edemeyeceği bir seviyeye getirdi kendini ama unuttuğu bir şey vardı doyum noktasına hiçbir zaman varamazdı.
Öğrendikçe daha fazla açlık çekecekti,o değiştikçe çevresi onu tatmin etmiyordu.Çünkü onlarla aynı pencereden bakmıyordu artık.
Evet Martin belki seni mutlu edecek bir yola girdin ve kayboldun ancak insanlarda bıraktığın iz hiç kaybolmayacak.Çünkü her birimiz senin hayatından kendimize bir yer edindik...