-“Namus davası” deyip:
babam boynuma ip,
annemse ayaklarımın altına sandalye oldu.-
.
bir kız çocuğunun saçları dağınıksa,
kirliyse elleri
yırtıksa giysileri;
derhal namus çadırları kuruldu.
önce,
kızlar babalarının
sonra,
babalar kızlarının gözlerinde vuruldu.
Bilir misiniz...?
Bizim harabeye dönmüş kentlerimizde,
balıkçı ağlarında yaşanan can pazarı misali,
her gün can pazarları yaşanır,
ölüm koroları hiç susmaz.
Kese kağıdı değildir patlayan,
metal kuşlardan bombalar yağar,
göğümüzde serçeler uçmaz.
Misketime benzeyen demir leblebiler gezinir içimizde,
kan göllerimizde nilüferler açmaz.
Biz her şeyimizden vazgeçeriz de
ölüm bizden hiç geçmez.
.
Her şey eksilir de,
bir tek ölüm eksilmez evimizden.
Tam vardiya çalışır azrail,
tüm sevdiklerimizi, birer birer alır elimizden.
.
-Bazıları cesetler üzerinde tepişerek refaha ulaşabileceğini sanıyor.-