Var olmak her yönüyle pozitivistler gibi iyidir diyemem ama kötüdür de diyemem. Yalnız pesimizm şunu söyler dolaylayarak, ebedi bir kendi güç alanı arayışındır var olmak.
Doğrusu Faust'ta boyna dolanan bir fulara duyulan tutkuyu teşhirsiz anlatabilmek mümkün değildir demi ? Onu her haliyle yeniden dokunurmuş gibi anlatabilmek isterim.
El altından itilmiş gibi bir hayat. Hayatın karşısında kafa karışıklığı dört duvar. Bir acıyı duyumsamak isterim. O da sevişirken aranıp bulunulan bir dudak bükülmesi.