“Allah olsan uçar mıydın?” “Talikacı Tahir’in oğlu neden sağır olmuş?” “O şimdi cennete gidince de mi duymayacak?” “Ağzında ne kadar tükürük biriktirebilirsin?” “Babam mı döver, Tommiks mi?” Serkan’ın babası bence yok; o, “Amerika’da polis,” diyor ama. Babası Amerika’da polis olsa, adı Serkan mı olur?”
“Parfümler boşaldı, etekler eskidi, babasına kızdı. Çizmelerin burunları açıldı, yerlerine yenileri gelmedi, babasına kızdı. Hatıraların da onları hatırlatan eşyalar gibi eskidiğini gördü, bir ömrü vardı ikisinin de. Son parfüm şişesi çöpe atıldığında, son çizme bir fakir alsın diye kapının önüne çıkarıldığında, son etek kalçalardan yukarı tırmanamayacak kadar dar gelmeye başladığında babasını unutacağından korktu.”