Oğuzhan

Oğuzhan
@Lacanist
Yargı kesin: Acı çekmek ruhun fiyakasıdır.
7 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
Her zaman aynı tarz kitapları okumak veya bir kişiye ait tüm seri kitapları okumak değildi hedefim. Ancak bu kişi beni başka etkiledi. Okuma gereği duyup o bilinmeyenle yol almak inanın paha
TelevizyonJacques Lacan · Monokl · 2013101 okunma
8/10
·144 syf.··
2019 2. kitabı
Öyleyse, Lacan'ı duymuş olacaksınız. Cümlelerimin başlangıcı için bunu seçmem normal olacak. Bu kitap diğerlerinden biraz farklı çünkü. Genel olarak bahsedilen "bilinçdışı" kavramı bu kitapta ayrıntılı bir şekilde anlatılmış Lacan tarafından. Bilinçdışı bir dil gibi yapılanmıştır. Bilinçdışı ifadesini Lacan özne kelimesiyle aynı anlamda kullanır. Freud'un bilinçdışı kavramı ona göre psikanalizler tarafından yanlış yorumlanmıştır ve bu psikanaliz için büyük bir sorun teşkil etmektedir. Lacan dil ile çok ilgilenir ve dilin öneminden bahseder bu kitabında ve dil çifte bir fonksiyondur der. Dil bir üstyapı değildir. Bunların yanında Freud'un "Düşlerin Yorumu" ve "Günlük Hayatin Psikopatolojisi" kitaplarını açıp baktığımızda kelimelerle ilgili bahsedilen her sözcük Saussure'ün "Dilbilim ve Yapisalciligi" teorilerini tamamen karşılayacak mahiyettedir der. İlginç olan bir taraf ise " Beyin bir hesap makinası gibi çalışamiyorsa bunun dil ile ilgili bir problem olduğunu söyleyebilir miyiz ?" Sorusu olmuştu. Lacan diğer bilim adamlarını da bazı konularda eleştirir bu kitabında. Örnek olarak: Vygotski Piaget'i tekrar etmiştir ve bir psikanalist değildir der. Bu kitap neye yarar peki ? . Bu kitap zoru başarmanın bir basamağıdır. Dediğim gibi Lacan Okumak bir hayli zahmetli. Onun dünyasına ayak uydurmak, söylemleri ile başa çıkmak baya yorucu. Buna değer mi peki ? Bence değer.!! .
Benim ÖğrettiklerimJacques Lacan · Monokl · 2012103 okunma
7/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
Kitap yükte hafif pahada ağır degil aynı zamanda Foucault'u döven ama hakkını yemeyen bir metin özelliğinde. Baudrillard bu metni yazdıktan sonra doçentlik için College de France'e başvuru yapar ancak jüri üyeleri Foucault yandaşıdır. 10-12 yıl bekler ve jüri değişir. Baudrillard bir üst kadroya ayrılır ve emekli olur. Metin genel olarak " cinsellik, iktidar, baskı, arzu, delilik" gibi kavramlar üzerinde sıkça durur ve Foucault eleştirilir. Baudrillard'a göre Foucault metinlerini "iktidar" ile iç içe ve sarmal bir yapıda oluşturmuştur. İktidar ve cinsellik artık önemini kaybetmiş olup günümüzde bir anlama gelmemektedir. Cinsellik söylemi artık maddi bir düzene oturtulmuştur. Cinsellik bir model olarak kapitalizmin vücut düzeyinde ortaya çıkan görünümdür. Bunun yani sıra " Her özgürleştirme biçiminin altında bir baskı altında tutulma süreci vardır." Söylemi ile Foucault'u yermistir. Iktidar söyleminde ise şu nokta önemli bana göre : " Iktidar söylemi artık bir geçerliliği olmayıp simülasyon biçimini almıştır." Büyük politikacıların sahip oldukları bir sır varsa o da iktidar diye bir şeyin var olmadığını biliyor olmalarıdır. . Iktidar bir hayal, bir hayalet, ölüden farksız bir şeydir. . Iktidar ölmüş bir varlıktır ancak iktidara taze kan sağlayan şeyin adı arzudur. Kitap beklediğimden daha fazla söylemler içeriyor. Foucault'u bu denli eleştirebilmek bana göre kimsenin harcı değil diye düşünüyordum. Ama eleştirmek ve yeni söylemler üretebilmek guzel bir şey. Eleştirilerden nasibini alan Lacan ve Deleuze var unutmamak gerek.
Foucault'yu UnutmakJean Baudrillard · Doğu Batı Yayınları · 2013128 okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
Descartes'ın "Düşünüyorum öyleyse varım" sözünün güncel uyarlamasının " Görülüyorum ( izleniyorum, fark ediliyorum, kaydediliyorum ) öyleyse varım." Olduğu unutulmamalıdır. Kitabi maddeler halinde incelersek: 1.Foucault'un Panoptikon'u incelemesi ışığında buna mukabil Zygmunt Bauman Akışkan Gözetimle, artık var olan iktidar modellerinin akışkan bir yapıyla her alana yayılmasını anlatmıştır bu kitabında. . 2.Şu an kullandığımız sosyal medya araçları ve arama motorları bizleri tahakkümü altına almış ve sınıflandırmıştır. Artık onlardan gözümüzü acamayisimiz arzu nesnesi ile alakalı bir durumdan ibarettir. . 3. Freud bu cağda yaşasaydı kesinlikle Tanatos'un yani ölüm içgüdüsünün geçerli olduğunu insanlarda görebilirdi. Çünkü artık insanlar güvensiz bir cağda yaşamaktadırlar ve güvenlik problemleri ile bir-çok önlem almışlardır. Buna örnek olarak bir binanın etrafının çitlerle cevrelenmesi ve kameralarla gözetlenmesi. Bunun sonucunda insanlar kendilerini metalastirip iktidara kendini satma işlevi ile görevlendirilmişlerdir. 4. Panoptikon azınlığın çoğunluğu izlemesi, Sinoptikon çoğunluğun azınlığı izlemesi ve Banoptikon ise insanların ülkelerden giriş çıkışlarını gözetleyen, mülteci hareketleriyle ilgilenen bir gözetim modelidir. Banoptikon yok eder ve Panoptikon ve Sinoptikon kendine yer edinir. Bu unutulmamalı.
Akışkan GözetimZygmunt Bauman · Ayrıntı Yayınları · 2013297 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
"Hayatın Anlami" sorusunun cevabı ne olabilir ? Bazılarına göre para, arkadaşlık, dostluk, Tanrı, şemsiye, kırmızı anahtarlık v.b . İnsan doğası gereği bu sorunun anlamını bulmak için uğraşmıştır. Ve birçoğumuz bu sorunun cevabı için birçok şeyimizi feda edebilir. Daha doğrusu bu anlam arayışı insana ne kazandırır? Hayatin bir anlamı ya postmodern bir kurgudan ibaretse ? Hangisine inanacağız ? Yirminci yüzyıl "Hayatın Anlami" üstüne diğer cağlardan çok düşünmemizi sağladı ve insan hayatı artık korkunç derecede değersiz görüldü. Bu değersizlestirme üzerine kişiler artık kendi Hayat Anlamını üretmeye çalıştı. Ama sonuç hüsrana uğradı. "Hayatim anlamsız" cümlesi oluşturuldu ama nafile bu cümleyi kurarken bile bir anlam yükledik o cümleye. Ve varoluş kaygısı yaşayan insan sorgulamaya devam etti. Günümüze baktığımızda hangimiz bu soruya cevap verebildik veya bulabildik ? Diyelim Hayatin Anlamı sorusuna bir cevap bulduk bu gerçek peşinde koştuk. Gerçeklik insan varlığının bir yıkımıysa sonuç ne olacak ? Bu soruyu bulmak bir yıkım yaratacaksa neden peşine düşeyim? Bu kitap sorularımıza cevap verecek bir mahiyette. Anlam endüstrisinin istila edilen bir alanında bu kitap "Hayatın Anlami " nedir ? Sorusuna cevap veriyor. Kitap Wittgenstein'dan Aristoteles'e, Freud'dan Marx'a kadar uzanan bir haritada örneklerle bu soruya cevap arıyor
Hayatın AnlamıTerry Eagleton · Ayrıntı Yayınları · 2015583 okunma