“Oysa bir insan ancak kendi içinde devrikse baskaları tarafindan devrilebilir.
Kusurlu bir yanimizla yüzlesip bunu kabul edebilirsek, bu yanimizin bir süre sonra ortadan kalkma olasiligi da artar. Bu çogu kez bilinçli bir çabayi gerektirebilirse de, bazen çözüm hiç fark etmeden gerçeklesir. Böyle bir süreci baslatmis olmak, insanlarla iliskilerimizde daha da etkin olmamizi saglar. Çünkü kendimize kargi hoggörülü oldukça, diger insanlarin kusurlu yanlarini da daha kolay kabul edebiliriz. “
Gazete, radyo ve televizyon, bize dünyada olup bitenler hakkinda bilgi verir. "Enformasyon güctür," der bir özde-yis. Haber aldigimiz oranda gücümüz artar. Çagimizin egi-limi de, giderek daha çok bilgi sahibi olmak yönünde. Ancak bu da bilgi içinde bogulmamiza yol açiyor. Asini haber ve bilgi bollugu, bizi her türlü bilgi ve habere karsi duyar-sizlastinyor.
Televizyon yayilarnin, ABD'nin Vietnam'dan çekilmesinde etkili oldugu düsünülür bazen. Savas, oturma odalar-na kadar getirilmis ve insanlarin dehsete kapilarak, ülkelerinin bu ise karismasina karsi çikmalarina neden olmustur.
Ama o günden bu yana öyle çok savaslar, öyle çok açlik, öyle çok siddet gördük ki, televizyonun "Vietnam etkisi" artik ortadan kalkti.