Ahlak sadece bireysel yaşamda değil toplumun ve günlük yaşamın bütün safhalarında var olması gereken bir değerdir. Ailede, arkadaşlıkta, komşulukta, iş hayatında, okulda vb. de olması gereken bir fazilettir. İnsanın çevresine yararlı olabildiği oranda değer kazandığını söyleyen islamiyet yine onun çevresine içi sevgi dolu bir sözünü, tebessümünü ve selamını iyilik olarak görmüş ve bütün bunları sevap kazandıran, o kişiyi Tanrı katında değerli kılan eylemler olarak değerlendirmiştir.
Ahlak mitini reddetmenden mütevellit İslam'ın ahlak değerleri üzerine kurulu bir düzen olduğunu bilmenden kaynaklanan bu klas çıkışını tutunabileceğin herhangi bir akla veya mantığa uygun delilin olmadığından yazdığını düşünüyor ve hayvâni içgüdülerini dizginleyemeyecek biri olduğunu anladığımızdan sana acıyoruz :/
Melekler şöyle karşılık verdi:
"Biz seni hamd ile teşbih ve seni takdis (ayıplardan, eş koşmaktan, eksikliklerden tenzih) edip dururken, (yerde) orada bozgunculuk edecek, kanlar dökecek kimse mi yaratacaksın?" (Kur'an 11; 30) Kıssadaki imajlar ve sembolik ifadeler bu noktadan sonra başlamaktadır. Meleklerin verdiği cevapla öyle görülüyor ki Hz. Adem (as)'den önce suç ve günah işleyip, fesatlıkta bulunan birileri vardı. Melekler, yeni bir insan yaratılırsa, onun da aynı şeyleri yapacağını, Allah'a söylemek istiyorlardı. Allah onlara şöyle cevap verdi: "Sizin bilemeyeceğinizi elbette ben bilirim. " (Kur'an 11; 30)