"İnsanın ayırt edici özelliği kolektif olarak öğrenmesidir. Hücresel düşünme (bireye odaklanan düşünme) bunun görülmesini zorlaştırır. Ama insanların ayırt ediciliğini açıklamak için şempanze bireylerini insanları bireyleriyle değil de insan gruplarıyla karşılaştırmamız gerektiğini öğrenmeliyiz"
Neden gittiğini asla anlamayacağım.
Neden beni bırakıp gittiğini asla anlamayacağım.
Neden beni burada bırakıp gittiğini asla anlamayacağım.
Asla anlamayacağım.
Anlamıyorum.
Burada nedenlere cevap arayıştan ziyade, ‘gidiş’ ile karşılaşılan zorlayıcı durumu siteme vuruyor gibi. Değdi mi, diyor belki de. Bu kısma cevap yok evet.
Kesin inançlı kişinin görülmeye ve duyulmaya değmeyen gerçeklere “gözlerini ve kulaklarını kapama” yeteneği onun metanetinin ve dayanıklılığının kaynağıdır. Tehlikeden korkmaz, engeller onun cesaretini kırmaz ve çelişkiler onu şaşırtmaz, çünkü onların var olduğunu kabul etmez. İmanın kuvveti, Bergson’un işaret ettiği gibi, dağları yerinden oynatmasından değil, yerinden oynatılan dağları görmemesinden belli olur. Ve kesin inançlı kişiyi etrafındaki dünyanın belirsizliklerine, sürprizlerine ve nahoş gerçekliklerine kayıtsız kılan şey onun şaşmaz öğretisinin kesinliğidir.
Sayfa 105 - Olvido Kitap 24. Baskı: Nisan 2025, İstanbul·Kitabı okudu
Vicdanımızın içeriği, çocukluk yıllarımızda saygı duyduğumuz ya da korktuğumuz kişiler tarafından bizden düzenli olarak ve nedensizce istenen her şeydir.
Sayfa 40 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları XII. Basım Temmuz 2025, İstanbul·Kitabı okudu
Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.
Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüylerinde ayrı telâş!..
Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur, başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi…
Sayfa 75 - YKY 26. Baskı: Eylül 2025, İstanbul·Kitabı okudu