Tuba Uysal

Tuba Uysal
@Lav_inya
Ben Tuba ağacıyım. Köklerim havada benim, toprağı bilmem. Bundandır hiçbir yere tutunamayışım. Dallarım yere doğru eğilir dünyaya, ancak köklerim göğe meyil verir hep Yaradan'a...
Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol! (Hûd: 112)
Beşikten mezara...
Biraz su, biraz yeşillik her yer benim evimdir...
Kumru
41 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı

Tuba Uysal

, şu anda okuyor
%23 (45/192 syf.)
Rebecca Solnit
8/10 · 268 okunma
Yirmilerindeki bir insan, hayatının büyük çoğunluğunu çocuk olarak geçirmistir fakat hayat ilerledikçe, çocukluğun tüm yasama oranı küçüldükçe küçülür, uzaklaştıkça uzaklaşır, silindikçe silinir. Dediklerine göre, hayatın sonu yalaştıkça başlangıcına ilişkin anılar yeniden canlanıyormuş. Dünyanın etrafını dolaşmış ve geldiğin karanlığa dönmüşsündür. Yaşı ilerlemiş olanlar için genellikle yakında ve geni olan muğlaktır, zaman ve mekân bakımından uzakta bulunanlar ise çok daha canlıdır.
Esasen bir mistik olan Simone Weil, vaktiyle başka bir kıtadaki arkadaşına şunları yazmıştı: "Bu mesafeyi korumaya ve sevmeye çalışalım; zira onu dostlukla dokuduk biz. Unutma ki birbirlerini sevmeyenler ayrılmazlar da." Weil'e göre, sevgi arkadaşıyla arasındaki mesafeyi dolduruyor ve renklendiriyordu. Oysa, arkadaşı eşiğine kadar geldiğinde bile birtakım şeyler iflah olmaz şekilde uzakta kalıyordu: Bir adım öne çıkıp kollarınızı uzatarak karşınızdaki bütün her şeyi kucakladığınızda sarıp sarmaladığınız şey, sırrı asla bilinmeyen ve sahip olunamayan büyük bir gizemdir aslında. En yakınımızdakiyle bile aramızda öylesine uzun bir mesafe vardır ki, tahayyül etmekte güçlük çekeriz. Netice itibarıyla, kendi derinliklerimizden habersiz yaşayan insanlarız biz.
"Bir zamanlar mavinin bütün coşkusuyla sizi çağıran dağlara ulaştığınızda, o mavi çoktan başka bir ufka taşınmış olacaktır ne yazık ki. Bu gizemin bir tarafında, trajedilerin komedilerden daha cazip olmasının sebebi de yatıyor aslında. Şarkılardaki ve hikayelerdeki hüzünden zevk almamızın gerekçesi başka bir şey midir sanki? Bir şeyler hep çok uzaklardadır."
Minotor Kitap·Kitabı okuyor
1000Kitap
Mesafenin mavisi
"Dünya kıyılarında ve derinliklerinde mavidir. Söz konusu mavi kaybolan ışıktır aslında. Çünkü tayfın mavi ucundaki ışık, güneşle aramızdaki mesafenin tümünü aşamaz. Havadaki moleküllerin arasına yayılır, suya dağılır. Su renksizdir, bu yüzden sığ sular dipte ne varsa onun rengini alır; fakat derin sular dibe dağılan bu ışıkla kaplıdır. Su ne kadar safsa, mavi de o kadar derindir. Gökyüzü de aynı nedenden ötürü mavidir; yeryüzü mavisinin gökyüzünde erimesiyle meydana gelen ufuk mavisi ise gökyüzünde olduğundan daha derindir. Sadece bununla da yetinmez üstelik, daha hayalperest ve hatta daha melankoliktir. Yerleşim yerlerinin kilometrelerce uzağındaki uç noktalarda gözümüze çarpan da aynı mavidir: Mesafenin mavisi. Bize dokunmayan, bütün mesafeyi kat edemeyen, uzun yolda kaybolan ışık, bize dünyanın bütün güzelliğini sunar. Güzelliğin büyük kısmı işte bu mavidedir."
Sayfa 32 - Minotor Kitap·Kitabı okuyor
1000Kitap