Söylenene göre Harper Lee, küçükken yaşadığı bir olaydan etkilenerek bu romanı yazmıştır. Siyahi bir adam işlemediği bir suç yüzünden mahkeme karşısına çıkarılır ve Atticus çevre baskısına rağmen bu siyahi adamın avukatı olur. Irkçılığın korkunç yanlarını sonuna kadar hissettiğiniz, çoğu zaman dehşete ve öfkeye kapılarak okuduğunuz mahkeme sahneleri ve sonrasında yaşananlar, olayların gerçekliğini sonuna kadar destekliyor ve insanın kolay kolay içinden silemeyeceği duygular bırakıyor.
Anlatımın yer yer mizahi olması, cümlelerin akıcı kurulmuş olması, çocukların renkli dünyasına dair komik ama düşündürücü ayrıntılarla harmanlanmış olaylarla bir olunca Bülbülü Öldürmek okuru tatmin eden bir esere dönüşüyor diyebilirim.
Öcü Radley, Dill, Scout’un diğer tüm komşuları, ayrı ayrı bir hikayeye dönüşürken, onlarla bağ kurmaktan kendinizi alamıyorsunuz.