Eskiden kendimi talihsiz, zavallı bir çocuk olarak görürdüm.
Bu düşünce biçimi ile kendi kendimi destekliyordum.
Hatta bütün gelecek planlarımı ve kariyer seçimimi bile etkilemişti.
Günün birinde sınıfınıza yeni bir kız geliyor "tuhaf" bir kız...
Kendisinin deniz kızı olduğunu ve köpüğe dönüşebildiğini söylüyor...
Fantastik veya psikolojik mi konusu olduğunu tam manası ile sonuna kadar gelmeden anlamak mümkün değildi -kendi adıma- ama bunu sevdim. Çünkü başlangıcı fantastik olarak düşünüp okuyordum fakat sonuna gelince bu eserin psikolojik bir seri olduğunu - şaşırtarak- gösterdi. Bilinmezlik ilgi çekicidir. İlgimi çekti ve kazandı.
Deniz kızıyım diye iddiada bulunan kızın her yeri çürük içinde ve buna deniz suyunun kirliliğinin sebep olduğunu söylüyor. O gerçekten bir deniz kızı mı?
Deniz kızımızın babası eski bir ünlü..
Babasıyla yaşayan deniz kızımızın babasına bu kadar bağlı oluşu " en çok babamı severim ben" söylemi aslında çocukların ebeveynlerine her ne olursa olsun bağlılığını, sevgisini son raddeye kadar koruduğuna işaret ediyor ve bencede öyle...
Deniz kızı köpüğe dönüştü ve sular onu alıp götürdü. Tüm herkes buna sessizce şahit oldu!