Unutmayın ki sizi üzen başkalarının davranışları değil, bu davranışlara karşı gösterdiğiniz tepkidir. "Bunu yapmamaları gerekirdi." yerine "Acaba neden onların yaptıklarını kafama takıyorum." deyin.
Dünyanin değişmesini istiyorsanız ondan şikayet etmeyin, bir şeyler yapın. Bugününüzü, ertelediklerinizi düşünüp paralize edici bir gerginlik duyarak harcamak yerine bu belalı hatalı alanı kontrol altına alarak bugünü yaşayın! Bir "keşke"ci, "umarım" cı ya da bir eleştirmen olmak yerine is yapan bir birey olun.
John Dryden, kıskançlığı "ruhun hastalığı" olarak tanımlar. Kıskançlığınız sizi engelleyip az da olsa duygusal bir paralizasyona yol açıyorsa, bu yararsız düşünceyi yok etmeyi hedeflemeniz şarttır. Kıskançlık; başkalarının sizi belli bir tarzda sevmesini talep etmek, böyle yapmadıklarında da "Bu adil değil." demektir. Kendinize güven duymamaktan kaynaklanır, çünkü başkaları tarafından yönlendirilen bir duygudur. Onların davranışlarınin, duygusal rahatsizlığımızın nedeni olmasını sağlar. Kendilerini gerçekten seven insanlar, bir başkası adil davranmadığında ne kıskançlığı seçer, ne de kendilerini üzerler.
Dünya, her şeyin adil olduğu mükemmel bir düzene sahip olsaydı, hiç bir canlı bir gün bile yaşayamazdı. Kuşların solucan yemesi yasak olurdu ve herkesin kişisel isteklerinin karşılanması gerekirdi.