Halenur Durmuş

Kalabalık bir kasabada, etrafı tanıdıkları ve akrabaları ile sarılmış bir haldeyken yüzünü divanın arkasına dönerek yaşadığı yalnızlık ne denizin dibinde ne de yerin altında bulunur türdendi. Bu berbat yalnızlık anlarında İvan İlyiç, yalnızca geçmişin anılarında yaşıyor, geçmişe dair hatıraları birbiri ardına gözlerinin önüne geliyordu.
Sayfa 71·Kitabı okudu
Böylece İvan İlyic'in hayatının en iyi anları gözlerinin önünden geçmeye başladı. Tuhaf olan şu ki, iyi ve hoş bulduğu hayatının çocukluğu hariç en iyi anları artık gözüne eskisi gibi görünmüyordu. Sadece çocukluğunda gerçekten hoş, imkân olsa dönüp tekrar yaşamayı isteyeceği bir şeyler vardı. Fakat bu mutlu anları deneyimleyen çocuk da artık değişmişti. Sanki başka birilerinin hatıraları gibiydi bunlar. İvan İlyiç'i bugün olduğu adam haline getiren süreç başladığındaysa bir zamanlar gözüne hoş görünen ne varsa artık saçma, değersiz ve çirkin bir hal almıştı.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Kiesewetter'in Mantık kitabından öğrendiği şu kıyaslamayı anımsadı: "Gaius bir insandır, insanlar ölümlüdür, dolayısıyla Gaius da ölümlüdür." Bu durum Gaius için doğru geliyordu da iş kendisine gelince aklı hayali almıyordu. Soyut bir adam olan Gaius'un bir ölümlü olduğu doğruydu, lakin kendisi ne Gaius'du ne de soyut biriydi. Diğerlerinden, diger insanlardan farklı bir kişiydi o. Anne ve babası, Mitya ve Volodya'sı, oyuncakları, arabacısı, dadısı ve Katenya'sı ile küçük Vanya'ydı. Bu ivan'ın küçüklük ismiydi. Çocukluğun ve gençliğin mutluluklarını, hüzünlerini ve zevklerini yaşamıştı. Gaius Vanya'nın çok sevdiği o çizgili lastik topun kokusunu bilir miydi? Gaius annesinin elini Vanya'nın öptüğü gibi öpebilmis miydi? Annesinin ipek elbisesi, Vanya'nın annesininki gibi hışırdar mıydı? Okulda börekler kötü çıktığında onun gibi isyan etmiş miydi? Gaius da aşık olmuş muydu kendisi gibi? Onun gibi duruşma yürütebilir miydi? Gaius bir ölümlüydü ve ölmek onun için normal bir sey olmalı; fakat benim, bu duygulara ve düşüncelere sahip olan küçük Vanya'nın, Ivan Ilyiç'in ölmesi bambaşka bir olay. Benim ölmek zorunda olmam akıl alır bir iş değil. Ne korkunç bir şey bu! İvan İlyiç işte böyle hissediyordu.
Sayfa 47·Kitabı okudu
"Konu ne apandis ne de böbrek... Hayır... Burada mevzu hayat ve ölüm! Evet, hayattayım ama artık ömrüm sona eriyor ve durduramıyorum bunu. Evet! Neden kendimi kandırıyorum? Herkes ölmekte olduğumun farkında değil mi? Birkaç haftam, belki de yalnızca birkaç günüm kaldı yaşayacak... Her an ölebilirim. Az önce her yer aydınlıktı, şimdiyse kapkaranlık. Ben de buradaydım ama artık gidiyorum! Ama nereye?" Bir an için ürperdi, nefesi kesildi ve yalnızca kalbinin atışını hissedebildi.
Sayfa 44·Kitabı okudu

Halenur Durmuş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·60 syf.·
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Samed Behrengi
8.5/10 · 36,7bin okunma