Sözcükler öyle yetersiz, öyle güçsüz ki
Gördüklerimi söylemeye
Aklımda kalanlar ise neredeyse hiç
Gördüklerime göre
Ey, sonsuz ışık!
Yalnızca kendinde varsın;
Kendini yalnızca sen tanırsın
Kеndimden nefret etmenin de kendi nedeniyim
Tam önündeyim cehennemin kapı duvar
Tanrıya dönmeliyim
Zeminlerimi kadere bağlı bir palavradan sıyrıltıp izleyendim evleri
Nasıl mı dünya derse bir yabancı böyle söyle:
"Yaşamak için öldüğün bir yer sade bilmeceler kaynatır"
Yarım kalan hayat eşit kazılmamış mezar kesin
Bu gece rüyamdasın güzel yüzlü ölüm meleğim
Sen ölümsün bana dünyayı yaşatan ve
İbrahim Ethem bize hayaller çıkarıyor ırmaktan
Onlar anlamasın ne anlamı var ki anlamın
Ruhun örtse dövene mutluluk hiç anlatılır mı?
O zaman tanrıyı bağırıyorum; acıyı, aşkı
Tinime şeytan işi diyen gerçek taşlanır mı?
O zaman göz çukurlarında mağaralar kanadı sen ki Hira'sın
Ilhamım yaşlı koynunda durdukça hızlanan
Bir dünya hızlandıkça korkutan
Benim kahrım bana sizin kahrınız bana