.
”Babam her zaman derdi ki, asıl dikkat etmen gereken şeyler yaklaştığını görmediğin şeylerdir. Ne demek istediğini artık biliyorum.
.
Sonunda hayatının kontrolünü eline aldığını sanıyorsun, ama sonra..bam!
Hiç beklemediğin bir şey birdenbire seni gafil avlıyor."
.
.
”Benim yaptığım işte bu. Ölüleri ,hikâyelerini anlatmaları için tatlılıkla ikna etmek...” diyor kitabın bir yerinde Hunter.
.
David Hunter serisinin ikinci kitabı olan Kemiklerin Şifresi ile geldim.
Başta da söylediğim gibi dört kitaptan oluşuyor seri.
En çok sorduğunuz soru serinin devamlılığı. Bu kitabı okuduktan sonra cevap vereceğim demiştim. Evet arkadaşlar, ayrı ayrı da okunacak kitaplar kişi aynı, konular farklı.
Kemiklerin Şifresi benim için keyifli bir okuma oldu. Kitabı okurken kesinlikle sıkılmadım.
İki kitap arasında bunun sonu, ilk kitabın hepsi diyorum. Kitaptan keyif aldım.
Ana karakteri sevdim, yer mekan, olay örgülerinin anlatımı yazarın genel olarak bakarsak kitaplar genelinde harika.
Bu kitapta gerilim üst safhadaydı. Okurken hele sonlara doğru nefesimi tuttum resmen. Birde öyle bir sonla bitti ki, tam bitti dediğim yerde farklı bir finalle çıktı bu sefer yazar. İşte o zaman, iyi ki kitapları tamamlayarak okumuşum dedirtti bana. Sonuç mu; hemen üçüncü kitap olan Ölülerin Fısıltısı adlı kitaba geçiş yaptım...
.
.