Kör biri İçin gökkuşağının renkleri ve sağır biri için kuş sesleri nasıl boşunaysa, yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazıkki düzgün atmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır.
Kendi kalbine bakamayanın yaşamı bulanıktır; kendi yüreğini bakabilme cesareti gösterenler gönlünün muradını keşfedenlerdir. Dışarıya bakan rüya görür, hayal dünyasında kaybolur; İçeriye bakan uyanır, kendini keşfeder.
En yaygın inançlardan biri her insanın kendine özgü, belli özellikleri olduğudur. Bir insan kibardır, bir insan akıllıdır, zalimdir, aptaldır, neşelidir… Hayır, insanlar böyle değildir. İnsanlar tıpkı nehirler gibidir, hepsi bir bütün olarak birbirine benzer. Fakat her Nehir bir yerde dağılır, bir yerde suyunun akışı yavaştır, başka bir yerde daha temiz daha soğuktur, başka bir yerde ise daha ılık...İnsanlar da böyledir işte. Her insan her özellikten bir mikrop taşır kendinde.Bazen bir mikrop ortaya çıkar, başka bir zaman bambaşka bir mikrop kendini gösterir. Hatta bazen insan başka bir şeye dönüşür, fakat özünde o hala aynı insandır.