Kitabı heyecandan okuyamıyordum şimdi de heyecandan yazamıyorum beni bu kadar etkileyeceğini bilmediğim için daha fazla bağlandım sanırım ama yılın başında olmamıza rağmen şimdiden senenin favorilerim arasında olduğunu hatta ilk sırada olacağını söyleyebilirim.
Kore kültürü içeren bir kitap daha önce hiç okumamıştım. Beni nasıl bir şeyler bekliyor bilmiyordum ama bu kitaptan sonra kesinlikle daha çok bu tarza ihtiyacım olduğunu hissediyorum.
Olay akışına, yazarın diline söylenecek hiçbir söz yok çünkü sizi her konuda inanılmaz derecede tatmin ediyor. Yazar aşkı, gizemi, arkadaşlığı ve insanın kendisine olan inancını o kadar güzel işlemişti ki bu kısacık kitapta hiçbir şey yarım kalmadı. Kdrama izliyormuş gibi hissettirmeside zaten artıdan harika bir şeydi
Olaylar olması gerektiği gibi ilerledi ve olması gerken yerde de bitti. Boğucu bir havası yoktu hatta o kadar safe hissettiren bir kitaptı ki kasvetli ortamlarda bile sanki serin bir rüzgarda müzik dinliyormuşum gibi okuyordum olayları ndpzmwpzl.
Mina okuduğum en güçlü, en korkusuz ve en tatlı kadın karakterdi. Shin ile sadece bakışlarla bile bu şekilde tatlı anlaşmalarını okumak içimi sıcacık yaptı. Gerçi kitaptaki bütün karakterler içimi sıcacık yaptı. Dai, Maske, Miki, kirin, Namgi… hepsi çok özellerdi benim için. Kısacası bu evrende yaşamak ve onları hissetmek çoookk güzeldi🩷
“Halkının acı çekmesinin sebebi tanrıların öyle istemesi değil, kendi şiddet eylemleri. Ormanları ve tarlaları yakan savaşlar çıkarıyorlar. Kan dökerek nehirleri ve pınarları kirletiyorlar. Tanrıları suçlamakla toprağın kendisini suçlamak arasında bir fark yok. Düşmanını bulmak için aynaya bakman yeterli.”