İçimizde, bizim "ahlak" tarafımızda hiçbir şekilde münasebete geçmeyerek hadiseleri muhakeme eden, neticeler çıkaran ve tedbirler alan bir "hesabi" tarafımız vardı ve lafta değilse bile fiilde daima o galip çıkıyor ve onun dediği oluyordu.
İlginç değil mi, herkes ölümden korkar, fakat kimse sonu ölüm olan yaşamdan korkmaz. Herkes ölümden kaçar, fakat kimse her adım attığında, her an, her lahza mezara bir adım daha yaklaştığını düşünmez