Düne geri dönemem, çünkü o zaman farklı bir insandım.
İmkansıza ulaşmanın tek yolu, onun mümkün olduğuna inanmaktır.
Bugün düşündüğün şeye yarın dönüşürsün.
….bekleyiş beklenen şey için biriktirme
vazifesi görür, onu katılaştırıp taşlaştırır ve derken yıllarımızı bir işaret gelsin diye beklemekle heba ettiğimizi kabullenmeye yanaşmayız,nihayet o işaret geldiğindeyse artık bizi ayartmayan ya da
güvensizlik duyduğumuz, gecikmiş çağrısına karşılık vermekte
sonsuz bir atalet hissederiz, belki de harekete geçmek işimize gelmediğinden.
İnsan bir türlü belirmeyen fırsatın beklentisiyle yaşamaya alışır, derinlerde sakin, korunaklı ve edilgendir, derinlerde
onun geleceğine dair inançsızlık vardır.
Öyle ya hepimiz hiç tanımadığımız kimi insanların berbat bir kopyasıyız; şu anda sevdiğimiz kişilerin yanına yaklaşmayan ya da onları es geçen ya da eğer duruyorsa bile zaman içinde bunu yapmaktan yorulan, geride iz bırakmadan toz olup giden, ya da ardında sadece kaçıp giden
ayakların toz zerreciklerini bırakan insanların ya da ölüp giderek,
sevdiklerimizde ölümcül yaralar açan, en nihayet kapanıp iyileşmiş kimi yaralar açanların kopyasıyız…
ESME LENOUX NASIL YOK OLDU
Bazı kitapların kapağını kapandığında neden diye sorarsın ya bu kitapta o kitaplardan. Esme’nin tek suçu kalıplara sığmamak, biraz uçarı olmaktı. Sanki içinde olduğu zamana değilde geleceğe doğmuştu o.
1930’lu yıllarda başlayan hikayemiz 2000 li yıllara kadar uzanıyor. Hindistan ve İskoçya arasında gidip gelerek anlatıyor yazar hikayeyi. Anlatırken zaman mekan karışıyor anlatıcı değişiyor konu bir anda kopup gidiyor ama bir tek Esme’ye ne oldu sorusu kafalarda hep kalıyor.
Gencecik bir kız ne yapmış olabilir de hayatından 61 yıl çalınabilir?
Hep en büyük darbeler en sevdiklerimizden mi gelir?
Bir gün çalan bir telefonla İris’in hayatı değişiyor. Akıl hastanesinde yatan büyük teyzesini hastaneden çıkarması gerektiği söylenir. Ne? Büyük teyze? Akıl hastanesi?
Euphemia Lenoux? İris bunların hepsine yabancı. Babası ve kendi gibi babannesi de tek çocuk değil miydi? Peki babaannesi bu soruları yanıtlamaya hazır mı?
Hem bu soruların cevapları hem de Lenoux ailesinin sırlarının artık gün yüzüne çıkma vakti gelmiştir.
Kitapta bölüm yok ve kitabı üç kadının ağzından okuyoruz İris , Esme ve Esme’nin ablası Kitty. Bir anda anlatıcı değişiyor, konu değişiyor tekrar başa dönüyor. O yüzden okunması için çok kolay diyemem. Çok çarpıcı içine çeken bir kitap. Severek okudum.
Bizim için yaşamsal önemde ne çok insan bizi yarı yolda bırakmıştır, kaçı bizi tüketmiş ve kaçıyla ilişkimiz hatırı sayılır, gözle görünür bir sebep olmaksızın
seyrekleşmiştir. Bizi hiç aldatmayan
ya da bize yanlış yapmayanlar, bizim bıraktıklarımız değil, elimizden zorla çekilip alınanlardır, irademizin dışında, apansızın
ortadan yok olan ve dolayısıyla bize hoşnutsuzluk ya da hayal kırıklığı
yaşatacak kadar zamanı olmayanlardır.