Düne geri dönemem, çünkü o zaman farklı bir insandım.
İmkansıza ulaşmanın tek yolu, onun mümkün olduğuna inanmaktır.
Bugün düşündüğün şeye yarın dönüşürsün.
Eşin, sevgilinin, yani ötekinin geçici yokluğunda, belirsizlik içinde, kesin ve kati olmayan ama öyleymiş gibi duran şeyin içinde zamanın akması beklenir ve bize ısrarla içgüdümüz bunu fısıldarken bizse ona 'sus, kes sesini, duymak istemiyorum hala, hazır değilim' deriz."
Öyle insanlar vardır ki istemeden de
olsa bizi güldürür, her şeyden öte varlıkları bizi kıvandırdığından başarırlar bunu, dolayısıyla azıcık bir şey kahkahayı basmamıza yeter de artar, sırf onları görmek, yanlarında olup onları dinlemek
yeter, varsın söyledikleri öte dünyanın sırları esrarları olmasın, varsın anlattıkları ipe sapa gelmez zırvalıklar, şakalar olsun, içimizden gelerek hepsini komik buluruz.
Birisinin bir daha hiç gelmeyecek olması, bir şey söylemeyecek olması, asla tek bir adım atmayacak olması, ne yakınımıza ne uzağımıza doğru -bize bakmayacak,
gözlerini başka yöne çevirmeyecek olması... Kim bilir buna nasıl dayanıp sonrasında bunu nasıl atlatıyoruz? Gel zaman git zaman nasıl olup da unutuyoruz, sessizliğe gömülen onlardan nasıl uzaklaşıyoruz, bilmiyorum.