Lightmorelight

Lightmorelight
@Lightmorelight
“Cihadın en üstünü zâlim sultana karşı doğruyu söylemektir.” Ebû Saîd el-Hudrî, (r.a.), "Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem böyle buyurdu" demiştir.
A
257 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Kutlama
MERHABA Güzel İnsanlar Rabbim yeni yılınızı hayırlı, uğurlu eylesin. Yeni yılda sürpriz güzelliklerle buluşmanız dileklerimle sizin ve sevdiklerinizin yeni yılını kutlarım. 👋👋👋
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Habibi
Japanese attitude of work If one can do it, I can do it. If no one can do it, I must do it. Middle Eastern attitude for work : .VWallahi if one can do it, let him do it. If no one can do it, ya-habibi how can I do it? :))
Değerli Melonkoli Kardeşlerim.
Her ne kadar sonu iyi bitsede incir reçeli 2 filmi hem tam size göre hem yüksek kalite edebiyat barındırıyor. Tabi klasik türk filmi gereksiz müzikli yavaş çekim sahne uzantıları da olacak o kadar nev'inden.
Kazanacak taraf
Bilge; İçimizde 2 kurt var. Bunların arasında korkunç bir savaş var * Biri, aç gözlülüğü, kibiri, yalanı, bencilliği, öfkeyi temsil eder * Diğeri, Huzuru, sevgiyi, umudu, cömertliği temsil eder. * Peki hangisi kazanacak? diye sorarlar * Bilge; Beslediğiniz...
Tv'de Vatan Sevgisi Üzerine Düşünceler.
Üç cam kutu*  AHMET ALTAN | Le Monde | P24 Avukat görüşmeleri yan yana dizilmiş cam kutular içinde yapılır hapishanede. Bir avukat görüşünde, sol tarafımdaki kutunun içinde bir seri katil, sağ tarafımdaki kutuda ise bir mafya reisi vardı.  Dünyanın herhangi bir “yüksek güvenlikli hapishanesinde” bir seri katille bir mafya reisine rastlayabilirsiniz ama seri katil-romancı-mafya reisi üçlemesine bir arada rastlayabilmek için sanırım bazı özel ülkelere gitmek gerekir.  Tabii romancının yerinde bir solcu avukat, bir Kürt politikacı, dindar bir gazeteci, toplumsal sorumluluğunun farkında bir işadamı, devrimci bir öğrenci de olabilir. Hepsi aynı ilginç üçlemeyi yaratır. Hepsi de aynı tür ülkelerin hapishanesinde bulunur. “Hapishanemizde” epeyce mafya reisi vardı, avukat görüşünde, revir kuyruğunda rastladıklarımla selamlaşır, uzaktan işaretle hal hatır sorardım. Hapishanede herkes birbirine selam verirdi zaten.  Bir kısmımız adam vurmak gibi, bir kısmımız yazı yazmak gibi ağır suçlar işlemiş, sonunda aynı yerde buluşmuş insanlardık, hayatın dışına atılmak gibi ortak bir kaderi paylaşıyorduk, kimse kimseden selamını esirgemezdi. Sadece seri katile selam veren kimseye rastlamadım. O da kimseye bakmazdı zaten. Babam, insanların genellikle hapishane edebiyatıyla ilgilenmediklerini söylerdi, birkaç istisna dışında bu doğru bir gözlem bence ama bir romancı darbecilere “subliminal mesaj gönderme” suçlamasıyla gözaltına alınıp, askerî bir darbeyi desteklediği iddiasıyla önce ağırlaştırılmış müebbete sonra da on buçuk yıl hapse mahkûm edilince bu maceranın nasıl bir şey olduğuna dair bir merak oluşuyor. Üç yıl hapis yattıktan sonra “dışarı” çıktım. Dışarda geçirdiğim birkaç gün içinde yaşananlara, tepkilere, gelişmelere, söylenenlere baktığımda, hayatın hapishaneyle