Makedonya Kralı İskender'e bir gün, camdan yapılmış şahane bir yemek takımı hediye etmişler.Fakat o, çok beğendiği halde hediyelerin hepsini kırmış.
"Neden kırdınız?Hediyeleri güzel bulmadınız mı?" diye sorulunca da İskender:
"Bilhassa, güzel oldukları için onları kırdım." karşılığını vermiş."O kadar güzeldiler ki, sonradan onları yitirmek bana daha zor gelecekti.Çünkü nasıl olsa zamanla birer birer kırılacaklar ve ben şimdikinden daha çok üzülecektim."
"Basit ve saf olmasına rağmen bu hikaye beni şaşırttı.Acı bir anlamı vardı.Bu düşünceye göre insanın sevebileceği her şeyden vazgeçmesi gerekir; sevdiklerini yitirip üzülmesi kaçınılmaz bir sonuçtur çünkü.Yitirmemek için sevgiden vazgeçmek zorundayız.Başkası yok etmesin diye, kendi sevgimizi kendimiz yok etmek zorundayız.Acı çekmek ihtimali olduğu için her türlü bağlılıktan kaçınmalıyız."
Sevgili Anton Çehov'a katılmıyorum.Zira bu taktik, kişinin o insandan nefret etmesi dışında başka bir işe yaramaz.Nefret duygusunun ise bireye fazlasıyla zarar verdiği kanaatindeyim.Bence en iyisi unutmak istenilen kişiyle ilgili olan her şeyden olabildiğince uzak durmak...Bu durum başlarda bireyin hayatında büyük bir eksiklik hissettirecek ve hatta çok can yakıcı olacaktır.İnsan, içinde bulunduğu ruh halinin normal olduğunu ve biraz zamana ihtiyacı olduğunu kabullenirse, gün geçtikçe o yaranın iz bıraksa da kapandığına şahit olacaktır.
Sevgili Anton Çehov'a katılmıyorum.Zira bu taktik, kişinin o insandan nefret etmesi dışında başka bir işe yaramaz.Nefret duygusunun ise bireye fazlasıyla zarar verdiği kanaatindeyim.Bence en iyisi unutmak istenilen kişiyle ilgili olan her şeyden olabildiğince uzak durmak...Bu durum başlarda bireyin hayatında büyük bir eksiklik hissettirecek ve hatta çok can yakıcı olacaktır.İnsan, içinde bulunduğu ruh halinin normal olduğunu ve biraz zamana ihtiyacı olduğunu kabullenirse, gün geçtikçe o yaranın iz bıraksa da kapandığına şahit olacaktır.