B.

Tiyatro, küçükken annelerimizin ya da şanslıysak onlarla yaşayabilmişsek, büyükannelerimizin ellerimize taktığı yün çilelerine benzet: Hani " Tak bakayım şunu, sana bir kazak öreyim," derler. Uzatırsın iki elini. Geçiriverirler yün çilesini. Alırlar yünün ucunu başlarlar sarmaya, top yapmaya. Siz açarsınız onlar sarar, siz açarsınız onlar sarar. Rengarenk yün çileleri top olur, örmeye hazır hale gelir. Kazak olur, kaşkol olur, eldiven olur yaşamı ısıtır. Tiyatro dediğiniz de böyle bir şeydir işte. Sizi sarar sarmalar, yaşamınızı ısıtır.
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bazen de açarsınız kapıyı arkası bomboş, "Eh hani burada şey vardı, yok..." Yok ya, sizi mi bekleyecekti hep...
Alıntı
...Güzellikler bekletmeye gelmez. Bahar gibidir güzellikler, gelir... Sonra gider. Her bahar gelir mi, o da belli olmaz.
Alıntı
Dil bizim evimizdir, biz orada otururuz.
Alıntı
Dilden gelen, elden gelse her fukara padişah olur.
Alıntı