“Belki de hiçbirimizin kendimize ait bir yerimiz yoktur. Ama bir yerde belki de bizim için bir yer olduğunu biliriz. O yeri bulur da bir an için orada yaşayabilirsek, kendimizi şanslı sayabiliriz. Belki sizin yeriniz burasıdır.”
''Ama rüzgar da bizlerden değil mi? Rüzgar seslerimizi toplar, sonra hatırlar, tarladaki yapraklarla konuşan, onlara hikayeler anlatan bu sesleri bize ulaştırır.''
Bugün bile, geçmişe ait nice şeylerin yok olmasına karşın, ocakta rüzgâr, mutfakta
kış konaklarken bile, bu boy ölçüsü yarıkları hâlâ, birer tanık gibi kapıda kalmıştır.